Büyük Hata – Chloe

Türkçeye ‘Büyük Hata’ adıyla çevrilen ‘Chloe’ filmi, orijinal adını Mamma Mia ve Dear John filmleriyle tanıdığımız genç oyuncu Amanda Seyfried’in canlandırdığı eskort kız Chloe’dan alıyor. Oyuncu kadrosuyla zaten fazlasıyla göz dolduran filmde, Julianne Moore evliliğinde sorunlar yaşayan kadını, usta oyuncu Liam Neeson ise kocası David’i  canlandırıyor. Amanda Seyfried ise kendinden yaşça büyük ve çoğunluğu evli olan erkeklerle para karşılığı beraber olan son derece çekici kadın rolünü hakkıyla oynamış gerçektende.

Filmle ilgili ilginizi çekebilecek birkaç ilginç notu da hemen iliştirmek istiyorum; birincisi bu film aslında “Natalie” adlı Fransız filmin yeniden çevrimi. İlk filmi henüz izlemediğim için aradaki bağlantıyı ve farkları sizlerle paylaşamıyorum ama ilkinde daha muhafazakar sahnelerin olduğunu söyleyebilirim. Diğer önemli not ise Liam Neeson’ın çekimler sırasında eşini kaybetmesine rağmen filme devam edebilmesi. “Perde kapanmaz” cümlesi tam da bu durumlar için geçerli sanırım… Bu detayı bilerek filmi izlerseniz Neeson’a daha fazla saygı duymanız kaçınılmaz olacaktır.

Filmin konusuna gelecek olursak, Catherine yani Julianne Moore ve David (Liam Neeson) uzun yıllardır evli ve lise çağında oğulları olan bir çifttir. Çocukları ergenlik çağının getirdiği sorunları, Catherine ve David’de yılların getirdiği evliliğin yükünü yaşamaktadırlar. David, son derece çekici, zeki ve tarzıyla özellikle bayan öğrencilerinin ilgi odağı olmuş bir müzik profesörü, Cahterine ise jinekolog. İşlerinde başarılı olmuş, pahalı zevkleri olan, mükemmel evlerinde yaşayan David ve Catherine, aşık olarak evlenmiş bir çiftken şimdi evliliğin rutinliğini yaşamaktadır.

Film, David’in karısının ona özel hazırladığı sürpriz doğum günü partisine sözde yetişememe sahnesiyle başlıyor. Bu sahnede filmin gidişatını belirliyor. Catherine kendine göre yakaladığı işaretlerden ve genç bayanlarla kendisinin yanında bile sergilediği ulu orta flört hallerinden kocasının kendisini aldattığından emindir. Bu noktada devreye tesadüfen hayatında beliren Chloe girer. Chloe son derece çekici, eskortluk işini tüm hünerleriyle sergilerken Catherine kocasının tavrını merak ettiğinden Chloe ile bir anlaşma yapar. Chloe David’e yaklaşacak, onu baştan çıkartacak ve Catherine’de David’in onu aldattığından emin olacaktır. Orta yaş bunalımı mı, evliliğin rutinliği mi yoksa aslında yeni bir hareket katmak mı ilk baştaki amaç bilinmez ama önce şaşırtan sonra çok da sürpriz gelmeyen bir akışla devam ediyor film. Erotik sahnelerin de fazlasıyla yer alması 18 yaş sınırını zorlayacak elbette ki.

Filmin konusuyla ilgili ilk kısımlarından oluşan örgüyü sunabiliyorum sadece sizlere, aksi halde zaten nasıl oldu da bu hale geldi kısmı iyice su yüzüne çıkacak.

Julianne Moore ve Liam Neeson her zaman olduğu gibi son derece etkileyici performanslarıyla çıkıyorlar karşımıza. Moore’un 50 yaşında olduğuna inanmak o kadar zor ki…

Filmin psikolojik gerilim boyutu da daha tetikte tutabiliyor. Ama yine de anlam verilemeyen, nasıl gelişti de oluştu sorularının filmi bir parça eksik bıraktığını düşünüyorum. Sonuca ulaşan sebebin biraz daha fazla işlenmesi filmi daha tam yapabilir, finale doğru gidiş daha çekici olabilirdi…

Mükemmel oyunculuklar ve evliliğin farklı sorgusu filmi değişik bir boyuta taşıyor. Bu değişik kurgunun, açık  kalmış noktaları olmasa daha da hoşuma gideceğini belirtmeliyim. Sonuç olarak aslında Türkçeye çevrilmiş adı filmi kısaca özetliyor diyor ve iyi seyirler diliyorum…

Önyargının oluşturacağı boyutları küçümsememeniz dileğiyle…

Hilal


2 Comments

  1. dün akşam izledim ben de filmi. Değişik, sıradışı bir film gerçekten. Sonu biraz daha farklı olsaydı daha iyi olabilirdi, zaman yetmemiş sanırım:-) Amanda Seyfried gerçekten çok başarılıydı.
    ayrca kanıtlandı ki havlayan köpek ısırmazmış, bunu dikkaten almak lazım

  2. julianne moore ‘u bu rolde izlemekte güzeldi :-) tarzının dışına biraz çıkar gibi olmuş. sonundaki gerilim olmasa daha iyi olurdu benim şahsi fikrim. liam neeson ‘u izlemekde ayrı bir keyif. eşini film çekimleri esnasında kaybetmeside çok acı. duyduklarımızın hiç birine, gördüklerimizin yüzde ellisine inanalım üstüne kurulu bi filmdi.

Leave a Reply