Bad Teacher

Bu öğretmen, ‘filmde yer alan çocuklara asla zarar gelmemiştir’ açıklamasını ekletecek türden…

‘Bad Teacher – Kötü Öğretmen’, kağıt üzerinde, yaşamanın yolunun kolay para kazanmaktan geçtiğine inanan ve buna ulaşmak için hiçbir engel tanımayan bir kadının hikayesini anlatıyor özetle. Elizabeth, pek çok filmde gördüğümüz çıkıntı olarak adlandırılan huysuz iş arkadaşı, uyumsuz kardeş, sevilmeyen arkadaş, çıkarcı sevgili, sorunlu genç kadın tiplemelerinin bir bütünü aslında. Yönetmenliğini Jake Kasdan’ın (Zero Effect, Walk Hard: The Dewey Cox Story, Orange County) yaptığı filmin başrollerinde Cameron Diaz, Justin Timberlake, Lucy Punch, Phyllis Smith, John Michael Higgins ve Jason Segel gibi adını sık duyduğumuz isimler yer alıyor.

Cameron Diaz’ın canlandırdığı beter öğretmen Elizabeth Halsey, çoğu kadının pişmanlıkla kurduğu cümleyle özetliyor öğretmenliği; ‘az çalışacağım, harçlığımı kazanacağım, yaz boyu tatil yapacağım bir iş’… Oysa zenginlerin takıldığı mekanlara gidip, koca bulmak asıl işi.

“Filmlerde kadınlar, iki erkeğin kanka olması için aksesuar gibiler, biz kadın bir komedyen için proje yazmak istedik” cümlesini senaryonun çıkış noktası yapan Gene Stupnitsky ve Lee Eisenberg, Cameron Diaz’ı merkeze yerleştiriyor. Ve ortaya iyi yazılmış bir Elizabeth Halsey karakteri çıkıyor. Film, Elizabeth’in, hayallerinin gerçekleşmesi için vakit öldürdüğü, zerre kadar önemsemediği ‘iş’inin, kâbusu haline gelmesiyle başlıyor ve ayağına dolanmasıyla devam ediyor. Tek amacı zengin bir koca bulmak olan Elizabeth, öğretmenlik ve belki de tüm dünyayla hiç uyuşmayan mizacıyla sahnedeki yerini alıyor. Aslında tuttuğunu koparan Elizabeth, zamanında bunu başarmış ve zengin bir koca adayını elde etmiş. Ama gelin görün ki fikri kötü olanın zikri de kötü oluyor ve nişanlılık evresinde ters yüz olan durum, onu tekrar okula, sıradaki avına geri dönmeye zorluyor.

 

Zeki ama aklı başka şeylere çalışıyor dedikleri türden

Tembellik, ağzı bozukluk, yer ve zaman bağımsız uyuşturucu müptelalığı gibi hiç taviz vermediği kötü özelliklerini, seksiliğiyle kısa süreliğine de olsa örtbas eden Elizabeth karakteriyle, hınzırlık ve hatta edepsizlikle gelen komediye yakışan Cameron Diaz, rolünün altından kalkıyor kalkmasına… Ama sempati beslememizi sağlarken, empatinin bacağını kıramıyor haliyle. ‘Kötü Öğretmen’, bugüne kadar çok alıştığımız iflah olmaz öğrencilerin değişimini mercek altına alan dram yüklü yapımları, belli ölçülerle ters yüz ediyor bir anlamda. Ancak bunu yaparken, zaten malzemesini abartıdan alan konu ve karakterleri radikalleştirme çabasına girip daha fazla klişeleşmiyor. Kafayı bulduğu gecenin ertesinde (her akşam), uyumak için sadece film gösterimleriyle dersi geçiştiren, hedefine ulaşmak için her yolun mubah olduğuna inanan, sığ isteklerine kilitlenmiş aç gözlü Elizabeth karakterinin ve belki de filmin en güzel tarafı, hiçbir zaman köklü bir değişime girmeyecek olması.

Sirk görünümlü okulun diğer karakterleri arasında ise; ilk bakışta, aranan özelliklere uygun görünen, geçici öğretmen (diğer bir deyişle yeni av) Scott (Justin Timberlake), saplantılı, Elizabeth’in hedeflerini uygulamasına engel rakibi Amy (Lucy Punch), edilgen bir Lynn (Phyllis Smith) ve Elizabeth’e düşkün, okulun/filmin en normal görünümlü öğretmeni Russel (Jason Segal) yer alıyor. Justin Timbarlake, ‘Sosyal Ağ’ ile övgüleri toplamış, sinema turuna tüm hızıyla devam ederken, filmin asıl ilgi çekici karakteri sorumlu öğretmen rolüyle Lucy Punch oluyor. Bugüne kadar izlediğimiz filmlerinde (haftanın diğer filmi ‘Bir Tutam Cennet’ performansı dahil değil elbette), sadece asıl kızın küçük rollü düşmanı, dişe dokunur olmayan statüsünü geride bırakmış görünüyor ve özellikle mimikleriyle sempatimizi kazanıyor. Fenomen haline gelen How I Met Your Mother dizisinin Marshall’ı Jason Segal, Elizabeth’e rağmen ilgisini sakınmayan, sevimli beden öğretmeni rolüyle üstüne düşeni yapıyor. Gerçek hayatta iki eski sevgili Timberlake ve Diaz’ı yatakta buluşturan sahne, Justin Timbarlake karizmasına gölge düşürecek cinsten…

‘Kötü Öğretmen’, sadece ‘eğlencelik’, ‘izle – unut’ kategorisinde yer alacak olsa da, alıştığımız şekliyle yönetmenini ve senaryosunu geri planda bırakan, karakterleriyle ön plana çıkan ve yer yer güldüren orta karar komedilere ekleneceklerden. Filmi, hiçbir beklentiye girmeden izledim. Bunun etkisi midir bilmem, keyif bile aldım. Hepsi bu…

İyi Seyirler…

İşte Elizabeth Halsey’den en iyi öğretmenlik tüyoları;

1. Fazla yüksek topuk, fazla dar bluz, fazla açık dekolte yoktur. Kaldı ki bunlar çocukların zaten internette görmediği şeyler değil. 2. Filmler çağımızın kitaplarıdır. “Stand By Me” ve “Dangerous Minds”ın gerçekten ne kadar faydalı olduğunu bilemezsiniz. 3. Bol sıvı alın: Masanızın çekmecesinde en sevdiğiniz alkollü içkiden bir şişe bulundurun. 4. Alkolün fayda etmediği durumlar için, çantanızda bir acil durum hapı bulundurun. İlaç niyetine içersiniz. Spor salonunda içtiğiniz sürece sorun olmaz. 5. Öğrencilerinize karşı her zaman dürüst olun. Berbatlarsa bunu bilmeliler. 6. Dinlenmeyi ihmal etmeyin. Bir gece önce çok geç yatmışsanız, derste uyuyun. 7. Öğrencilerinize bir şeyler atmanız onları gerçek hayata hazırlar. 8. Okulun en yüksek para toplayan kişisiyseniz, kaymağından biraz yemenizi beklerler. 9. İmkan varsa köşeleri yuvarlayın. Mesela en iyi on listelerinde olduğu gibi… Dokuz madde yeter. Kimse fark etmez.

 

 

 

 


Leave a Reply