Uzun Hikaye

Osman Sınav’ın kamerasından taşra atmosferi

1940’larda, henüz çocukken Bulgaristan’dan göç eden Bulgaryalı Ali (Kenan İmirzalıoğlu)’nin ‘Hikaye’si, Osman Sınav’ın, filmin ismine yakışır uzunluktaki çalışma süresiyle ortaya çıkmış. Mustafa Kutlu’nun aynı adlı eserinden, Yiğit Güralp (Sınav) tarafından senaryolaştırılan ‘Uzun Hikaye’, bir döneme sırtını yaslasa da kuşakları kapsayan hikayesiyle göz dolduruyor ve 70’lere kadar uzanan etkileyici bir anlatım sunuyor. Haftanın tek yerli filmi ‘Uzun Hikaye’ de, Kenan İmirzalıoğlu bir yana, Altan Erkekli, Güven Kıraç, Mustafa Alabora, Zafer Algöz, Cihat Tamer ve Mahir Günşıray yan rollerle filme katkıda bulanan önemli isimler arasında.

Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar…

Filmimiz ‘Uzun Hikaye’ ya, dönemine uygun olarak aksi düşünülmese de, yeri her zaman farklı, nostaljisini ve hikayesini içinde barındıran tren yolculuğuyla başlıyor film ve güzergahı boyunca da devam ediyor. Kendini ‘Sevda köylü’ olarak tanımlayan Ali ve ailesi, çat kapı tren istasyonlarında konuşlanıp devam ediyor hayata; tutunabilmek adına… Söz konusu Ali olunca, mesken tutabilmek, hem kolay hem de hayli zor aslında. Uzun Hikayesi’ne damgasını vuran kişiliğinin keskin noktaları belirliyor tüm bu süreci; dürüstlüğü ve sevecenliği imkan sağlasa da, haksızlığa ve otoriteye karşı duruşu, kemikleşiyor yer tutamamasında.

Kenan İmirzalıoğlu, ‘Bulgaryalı Ali’ ile aslında yıllarca sürecek yeni bir televizyon dizisi kahramanı yaratabilecek denli hakim karakterine. Sevgi dolu ama hafif arıza, yüzünden tebessümü eksilmeyen ama sinirine de engel olamayan Ali, hikayesiyle adından söz ettirecek gibi görünüyor. Dönem estetiğini yakalayan ama güncelliğini de kaybetmeyen ‘Uzun Hikaye’, eğriyle doğruyu, otoriteyi kahramanının gözünden doğru akışla sunmayı başarıyor başarmasına ancak, dönemi vurgulamak kaygısıyla belki de, iyiyle kötüyü keskin çizgilerle belirlemesi hikayenin zaman zaman tekrara düşmesine neden oluyor, tanıdık diyaloglar ve otoritenin adeta simgesi haline gelen karakterler fazlaca ortaya çıkıyor… Ama adı üzerinde, uzun bir hikaye bu… Ali’nin hayatını şekillendiren, değiştiren, dededen gelip, oğula bırakılan mirasın, adeta doğal sürgününün hikayesi ne de olsa. Kenan İmirzalıoğlu yine biraz ‘deliyürek’ ama bu kez farklı; sevecen bir aile babası, tutkulu, aşık bir eş… Hayranlarını hayal kırıklığına uğratmayacağı kesin. ‘Uzun Hikaye’, konusuyla ve oyunculuklarıyla göz dolduran, yaşamdan bir kesit, hikayesi izleyenini kolayca içine çekebilecek kadar da sıcak. Özellikle televizyon dizisi müdavimlerinin memnun kalacağına eminim.

İyi Seyirler,

Hilal Çetinder


Leave a Reply