Bir Festivalin Ardından…

Ah şu festivaller! Başlarken heyecan, biterken hüzün barındırır içinde… Arada kalan o kocaman ‘festival zamanı’ ise film seçkisiyle, yeri yöresiyle, oradan oraya koşuşturmasıyla, tanışıklıklar ve tanıdık simaların lezzetiyle şenlenir. En azından benim için…

İstanbul’dan uzak diyarlarda, yeni yeni şekillenen, hele de kısıtlı bütçeyle organize edilen festivallerin durumu ise daha bir başkadır. Bu yıl altıncısı düzenlenen Uluslararası Çayda Çıra Film ve Sanat Festivali bunlardan biri. Elazığ Sinema Derneği’nin çabalarıyla düzenlenen festival, adından anlaşılacağı gibi, kültür ve sanatı harmanlayıp Elazığ’ı sinema bağlantısıyla tanıtmayı hedefliyor.

Elazığ’a ilk gidişim bu festival sayesinde oldu. Bu nedenle, öncelikle beni davet eden dostlarıma ve festival ekibine teşekkür ederim. Şehir merkezinden hayli uzak göl kıyılı şirin otelimiz, ulaşım ve zaman problemini yaratsa da, Elazığ’ın nefes alan yerlerinden biriydi. Neredeyse her güne yayılan yoğun kültürel gezileri, her biri birbirinden lezzetli yöresel yemekleri ve sosyal sorumluluk alanları festivalin etkileyici yanlarıydı… Açılış gecesinde onur ödülü de alan Türkan Şoray’ın 41 yıl aradan sonra Elazığ’da bulunması ve çayda çırası, festivali daha da önemlisi Elazığ’ı basına taşıyan hoş sürprizlerdendi. Festival seçkisinde yer alan filmleri önceden gördüğümden zamanın büyük kısmını, festival ekibinin organize ettiği Hazar Gölü, Harput, Keban derken zamanın nasıl geçtiğini anlamadığım, gezilerle geçirdim.

Filmleri ve atmosferi dışında festivali güzel kılan, dostlar ve festival ekibinin yakınlığıdır şüphesiz. Eksiğini gediğini, aksayan yanlarını göz ardı etmemize yarayan da… Görmezden gelinmemesi, üzerinde çalışılması gereken önemli noktaya gelince… Güzelim yöresini tanıtma konusunda böylesi cömert bir festivalde gönül isterdi ki birbirinden yeni filmler de izleyelim, kaçırdıklarımızı burada yakalayalım. Ancak ne yazık ki film seçkisi konusunda henüz yeterli desteği sağlayamadığı ortada. Dilerim önümüzdeki yıllarda Kültür Bakanlığı ve şehrin kurumları tarafından tam destek sağlanır; ‘Çayda Çıra Film ve Sanat Festivali’ sadece Elazığ’ı değil tüm sinemaseverleri kapsayan sayılı festivaller arasında yerini alır.

Konuk olduğum, Elazığ’ı tanıma anlamında çok keyifli bir hafta geçirdiğim festival için ekibe, tüm emeği geçenlere teşekkürler. Kendini tanıtma konusunda bu yıl daha da yol alan ‘Çayda Çıra Film ve Sanat Festivali’ni ileriki yıllarda etkin bir ‘Film Festivali’ olarak da görebilmek dileğiyle…

Hilal Çetinder


Leave a Reply