The Purge – Arınma Gecesi

Yapım Notları:

Suçun kol gezdiği ve hapishanelerin dolup taştığı Amerika’da hükümet, her yıl cinayet de dahil her türlü suç eyleminin yasal olduğu 12 saatlik bir dönemi onaylamıştır. Polis aranamaz, hastaneler yardıma ara verir. Arınma Gecesi halkın, kendisini ceza yoluyla düzene koyduğu bir gecedir. Şiddetin ve suçun her yeri sardığı bu gecede bir aile, bir yabancı kapılarını çaldığında nasıl biri olacaklarının kararıyla mücadele eder. 

Bir ailenin tek bir gecede yaşadıklarını ele alan spekülatif gerilim türündeki Arınma Gecesi filminde dört kişi, tehlike dolu dış dünya evlerine zorla girdiğinde ne kadar ileri gidebilecekleri konusunda sınanacaktır.

Yıllık tecrit sırasında James (Training Day ve Sinister’dan ETHAN HAWKE) ve Mary Sandin (Game of Thrones’dan LENA HEADEY) güvenlikli evlerine davetsiz bir misafir zorla girdiğinde bir aileyi parçalamakla tehdit eden bir dizi olayı başlatır. Şimdi geceyi saklandıkları canavarlara dönüşmeden geçirmek James’e, Mary’ye ve çocukları, 14 yaşındaki Charlie’ye (Parenthood’dan MAX BURKHOLDER) ve 16 yaşındaki Zoey’ye (Teen Wolf’dan ADELAIDE KANE) kalmıştır. 

Arınma Gecesi, görüntü yönetmeni JACQUES JOUFFRET (Pain & Gain, gelecek film Lone Survivor), yapım tasarımcı MELANIE PAIZIS-JONES (Breaking Dawn, A Girl in Her Imagination), editör PETER GVOZDAS (Pain & Gain, The Avengers), kostüm tasarımcısı LISA NORCIA (Night of the Living Dead 3D, Murder on the 13th Floor) ve besteci NATHAN WHITEHEAD (gelecek film Friended to Death, D4)’den oluşan başarılı bir kamera arkası ekibine sahip… Yazar/Yönetmen koltuğunda ise JAMES DEMONACO (The Negotiator and Assault on Precinct 13’‘in yazarı ve Staten Island, New York’un yönetmeni) oturmaktadır.

Gerilim filminde DeMonaco ile işbirliği yapan Blumhouse Productions’dan Jason Blum (Paranormal Activity, Insidious, Sinister) ile birlikte SÉBASTIEN K. LEMERCIER (Assault on Precinct 13, Four Lovers) ve Platinum Dunes ortakları MICHAEL BAY (Pain & Gain, Transformers serisi), BRAD FULLER (The Amityville Horror, A Nightmare on Elm Street) ve ANDREW FORM (The Texas Chainsaw Massacre, Friday the 13th)’dur.  

YAPIM HAKKINDA 

Yeni bir Amerika’nın Doğuşu: Arınma Gecesi’nin Yaratılışı 

The Negotiator ve Assault on Precinct 13, James DeMonaco gibi cesur senaryoları yazma konusunda deneyimli olan James DeMonaco, yaratıcı sürecini harekete geçiren beklenmedik birkaç olaydan sonra Arınma Gecesi’nin taslağını yazma konusunda harekete geçmiş. En önemlisi hikayenin fikri, karısıyla birlikte dikkatsiz bir sürücü tarafından neredeyse öldürülecekken belirmiş. DeMonaco şöyle anlatıyor; “Trafikte yaşanılan çok kötü bir öfkelenmeden sonra o adamla tartışmak üzere arabadan çıkmıştım ve karım beni geri çekti. İçeri girdiğimizde bana döndü ve ‘Hepimizin yılda bir gün özgür olacağı bir gün güzel olmaz mıydı?’ dedi. Bunun özellikle bir doktor için çok karanlık bir söylem olduğunu düşündüm. Ama çok uzun süre aklımda kaldı.”

Birkaç yıl geçmiş ve DeMonaco, bir film üzerinde çalışırken Toronto’da yaşıyormuş. Bir gece düşünmeden televizyon izlerken yerel haberlerin ABD’de görmeye alışkın olduğu haberlere göre daha az şiddet içeren haberler verdiğini fark etmiş. Bir anda kendi ülkesindeki medyanın çok daha fazla şiddet içeren haber yapmasını dikkat çekici bulmuş ve Amerika’nın dünya sahnesinde bu konuda tek olup olmadığını yoksa bu tür haberlere sadece Amerikalıların mı odaklanıp takıntı yaptığını araştırmak konusuna merak sarmış. Düşüncelerini birleştirmiş ve toplumun olabileceği korkunç bir uzantısını konu alan hikaye doğmuş.

Daha önceki senaryolarında gösterdiği gibi DeMonaco, toplumumuzun saldırganlık konusundaki neden sonuç ilişkisini araştırma konusuna ilgisi büyüktü. Bir çoğumuz gibi o da genç bir okuyucuyken Shirley Jackson’nın “The Lottery” ve Richard Connell’in “The Most Dangerous Game” gibi mecazi hikayelerine merak sarmış. Yönetmen şunları söylüyor; “İnsanların Amerika’daki şiddet konusunda konuşmalarını sağlamak istedim. Filmimizin toplumsal temaları vardır. Bir anlamda düşünce süreci Katrina Kasırgası’ndan, hükümetin tepkisinden, tepki vermemesinden ve yoksullara davranış şeklimizden geliyor.”

Yönetmen ve yapımcı ortağı Sébastien Lemercier, senaryoyu geliştirmek için yaklaşık üç yıl harcamış. Bu süre boyunca her karakterin yolculuğunu ve Arınma Gecesi’nin Sandin ailesinin dört üyesini nasıl etkileyeceğini incelemişler. Amaçları hikayenin ortamının bilim kurgu fanteziden çok yakın gelecekte geçen bir erdem oyunu gibi algılanmak üzere şekillendirmek olmuş. DeMonaco şöyle söylüyor; “Sébastien, vizyonumu canlı tutmamın çok önemli bir bölümünü oluşturdu. Senaryoyu Blumhouse ve Platinum Dunes’a sunmak üzere kusursuz bir hale getirmeme yardım etti.”

DeMonaco, yıllar süren toplumsal huzursuzluktan sonra işsizliğin artık yüzde bir olduğu ve yoksulluk oranının sürekli yüzde beşin altında olduğu yeni bir Amerika yazmış. Bildiğimiz hükümet artık yoktur. Yeni yönetim olan Amerika’nın Yeni Kurucuları (AYK) can sıkıcı şiddetle mücadele sorununu her yıl tek bir gece kimliklerimizi terk edip, akla gelebilecek her türlü suçu hiçbir ceza olmadan işleyebileceğimizi onaylayarak çözmüştür. Yeni Kurucular, her yıl Arınma Gecesi’nin her Amerikalının hakkı olduğunu belirten 28. yasa değişikliğini onaylamış ve yasayı çıkarmıştır. Her yıl 21 Mart günü akşam 7:00’den 22 Mart sabahı saat 7:00’ye kadar kargaşa hüküm sürer ve bizler arınırız.

21 Mart 2022’de tanıştığımız beş kişi için bir daha hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. DeMonaco, bize ailesinin her yıl yaptıkları kendilerini sıkıca kilit altına alma geleneğini yerine getirmek için işten eve tam vaktinde gelen James Sandin’le tanıştırır. Akşam yemeğinden hemen sonra Arınma Gecesi duyurusu yapılır.

James birinci sınıf güvenlik sistemini çalıştırır ve Sandin ailesi kargaşadan uzak, sessiz bir geceye hazırlanır ya da aptalca öyle olacağına inanırlar.

Her yer kilitlendikten birkaç dakika sonra genç Charlie, kontrol odasındaki güvenlik kamerası görüntülerini izlerken sokakta koşarak yardım isteyen bir yabancı görür. Charlie panik olur. O adamı dışarıda nasıl ölüme terk edebilir? Ama adama yardım ederse bu ailesinin güvenliği açısından ne anlama gelecektir? Çocuk sonunda güvenlik sistemini devre dışı bırakır ve yabancının evine girmesine izin verir. Böylece kargaşa başlar. Yabancı, kibar liderleri (Sanctum’dan RHYS WAKEFIELD) tarafından yönlendirilen bir grup maskeli ucube tarafından kovalanan evsiz bir adam çıkar.

Öldürücü çete, yabancı kendilerine teslim edilmediği takdirde gitmeyi reddettiğinde James ve Mary’ye ahlaki olarak doğru bildiklerini yapıp onu korumak veya  kapılarının önündeki  yasal hakları dahilinde bıçaklarını ve silahlarını savuran suçlulara kurban etmek arasındaki nahoş bir seçim yapmak zorunda kalırlar. Bu ahlaki ikilem arasında mücadele ederlerken kendimize aynı durumda ne yapacağımızı sorarız.

Yazar/yönetmen gerilim filmini, yaratıcı özgürlüğü garantileyen çok düşük bir bütçeyle çekmeyi düşünmüş. Çekim zamanı geldiğinde ise kendisi yönetmek istemiş. DeMonaco, 2009’da hikayeyi Lemercier’le birlikte Jason Blum’a götürmüş. Son derece başarı Paranormal Activity serisinin ve Insidious ile Sinister gibi diğer mikro bütçeli başarılı filmlerin yapımcısı olan Blum, film yapımcılarına kendi hikayelerini anlatma fırsatı verecek olan kendi prodüksiyon ajansını kurmuştu. Yapımcı konuşmalarını şöyle aktarıyor; “Bir araya geldik. James şu anda Amerika’yı yöneten kurumun, suçluların birbirinden kurtulmasını, yoksulların birbirinden kurtulmasını ve üst sınıfın yoksullardan kurtulmasını sağlamak için nasıl Arınma Gecesi’nden yararlandığını anlatan bu senaryoyu yazdığını söyledi. Kışkırtıcı olduğunu düşündüm.”

Blum, genellikle deneyimli yönetmenlerle çalışmayı ve çok sıkı bir programda çekim yapmayı tercih ettiği için bu düşük bütçeli iş modelini çok düşünmüş. Aslında Blum, DeMonaco ve yapımcı Michael Bay’in Platinum Dunes şirketi arasındaki ortaklık Arınma Gecesi için çok mantıklıymış. Blum şöyle anlatıyor; “Platinum Dunes’un Arınma Gecesi’nin yapımında olmasının çok sayıdaki yararından biri de modelimizi bozmamamızdı. James’in ikinci yönetmenliğiydi. Bu yüzden çok deneyimli bir film yapımcısını [Bay] ve yapım şirketini [Platinum Dunes] de projeye dahil ederek kaynaklarımızın en iyi şekilde yararlanmayı sağladık.”

Filmi daha kısa bir sürede çekmek bazı film yapımcılarını korkutabilir. Ama DeMonaco süreçten ve sonuçlarından oldukça memnun kalmış. Şunları söylüyor; “Bu film yapımcıların belirli bütçelerini ve zaman takvimlerine gerçekten uyuyor. Bu da bizi zaman konusunda daha yaratıcı ve verimli olmaya itti. Hepimiz birbirimizi tanıyoruz ve çok iyi bir ekip olduk.”

Yapımcılar Michael Bay, Andrew Form ve Brad Fuller, Platinum Dunes bayrağı altında geniş bir izleyici kitlesine hitap eden yenilikçi ama sorumlu bir şekilde bütçelenen filmler yaratmışlar. Üçlü, The Amityville Horror, The Texas Chainsaw Massacre ve A Nightmare on Elm Street filmlerinin çok başarılı yeni yapımlarından Universal Pictures ile (Rogue bayrağı altında) The Unborn’a kadar izleyicilerin dikkatini çekmiş ve hem şüphe hem de de doğaüstü gerilim filmlerine bakışlarını değiştirmiştir.

Üçlü son dönemde şirkette, odak noktasını Blum’un da savunduğu farklı bir  modele kaydırmak için çalışmışlar. Fuller şöyle anlatıyor; “Jason düşük bütçeli filmlerin yapımı konusunda çok iyi bir model yarattı ve bu filmleri başka kimsenin yapmadığı şekilde yapmanın bir yolunu buldu. Arınma Gecesi’ni Universal’e götürdüğümüzde onları  etkileyen böyle güzel bir filmi çok küçük bir bütçeyle yapabilecek olmamız oldu ve önceki başarılarımız buna değecek bir yatırım olduğunu gösterdi.” 

Öl ya da Öldür: Gerilimin Kastını Seçmek 

Ethan Hawke’ın James DeMonaco ile geçmişi yönetmenin ilk projesine dayanır. DeMonaco; “Ethan’ın birlikte yaptığımız son filmindeki başarısına dayanarak James Sandin rolü için onu istediğimize hiç şüphe yoktu. Aramızdaki iletişim çok iyi ve her iki filmde de çok iyi bir işbirliği yaptık.”

Oyuncu bu gerilime katılmasının temelini şöyle açıklıyor; “James’le Staten Island, New York’da çalıştım ve Jason’ı uzun yıllardır tanıyorum. Bu filmi yaptıklarını duyduğumda ben de içinde olmak istedim. Jason tam bir klasik bağımsız sinema ruhuna sahip ve onunla bir kez daha birlikte çalışmayı sevme nedenlerimden biri de budur. Bağımsız sinemanın bütçesel anlamda sınırları genelde yaratıcılığı getirir. Arınma Gecesi’nde de böyle oldu.”

Neyse ki yapım ekibi için Hawke, Blum’u 90’larda birlikte Malaparte Tiyatro Grubu’nu kurdukları zamandan beri 20 yıldan fazladır tanıyordu. Yapımcı şöyle anlatıyor; “Ethan’ın kendisini canlandırdığı karakterlere dönüştürmek konusunda eşsiz bir yeteneği var. Ve bu filmde başta tek boyutlu bir karakteri canlandırırken sonunda hem bir kahraman hem de kötü bir karakter oluyor. Bu da yönetmesi  çok zor olan bir grup yeteneği gerektirir ama o bunu inanılmaz iyi yapıyor.”

Bu Fuller’ın Hawk’la ilk çalışma deneyimi olmuş ve yapımcı arkadaşları gibi etkilenmiş. Fuller şunları söylüyor; “Ethan’ın en iyi özeliklerinden biri gerçek bir sanatçı olmasıdır. Onunla yaptığı tercihler hakkında konuştuğunuzda ticarete dayanmazlar. Esnek olma fırsatı bulacağını hissetmesine bağlıdırlar.”

James, kasten düz bir başrol oyuncusu olarak başlasa da film ilerledikçe çok daha karmaşık olur. Çünkü hayatı ciddi bir tehlikeye girer. Tabii ki ailesinin güvenliği de. Çok bölgesel, saldırgan bir alana girer.  DeMonaco şöyle anlatıyor; “James, Yeni Amerika’nın duyarsızlığını temsil ediyor. Zenginlere Arınma Gecesi için güvenlik sistemleri satıyor. Bu yüzden Arınma Gecesi propagandasına tümüyle inanmış. Kendisine hizmet etmiş ve onu zengin yapmış. Ama evine ve ailesine yapılan bu saldırı her şeyi yeniden düşünmesine neden oluyor.”

Hawke, rolü canlandıracağı için heyecanlanmış: “James’in yıkıcı ve ilginç olarak yaptığı  şey, filmi güçlük çekmeden tanımlanabilir bir yakın gelecekte canlandırmaktır. Özünde, aileni geçindirmek için gözünü nasıl etik değerlere kapattığın bulunur. James Sandin kendini kusursuz biri olarak görür. Sonra yavaş yavaş aslında her şeyden uzak olduğunu anlar. İşler onun hayalinde canlandırdığından çok daha karmaşıktır.”

DeMonaco, Lena Headey’in, kocasıyla bağını kaybetmiş ve içten içe ölü gibi hissetmeye başlayan Mary Sandin rolünü kabul etmesine de aynı oradan heyecanlanmış.  Ailesinin korkunç gecesi sırasında Mary de kırılma noktasına itilir ve evini, kocasını ve çocuklarını azılı saldırganlardan korumak için mücadele eder. “300” filmi ile televizyonun Game of Thrones dizilerindeki yıldız rolleriyle bilinen İngiliz oyuncu beyaz perdeye hakim olur. Yönetmen performansıyla ilgili şu yorumları yapıyor; “Lena’nın düzeyinde birini bulduğumuz için şanslıydık. Onu Terminator TV dizilerindeki Sarah Connor rolünde izledim. Bundan dolayı güçlü olabileceğini biliyordum. Çok ince bir oyuncu ve çok başarılı oldu.”

Headey, karakterinin kendisine sunduğu zorluklardan keyif almış. Oyuncu şunları söylüyor; “Mary Stepford tarzı bir eş olarak başlıyor ve kendi hayatına karşı duygusuzlaşmış. Ulusun değişimi ve kendisinin buna katkısı olup olmadığı konusunda duyarsızlaşmış. Arınma Gecesi’ne ahlaki açıdan karşı çıkıyor ve katılmıyor ama onu gerekli bir kötülük olarak görüyor ve kabul etmeye çalışıyor çünkü bu ailesinin gerçeği.”

Oyuncu kastın ve ekibin tamamının yapım boyunca merak ettiği bir konudan söz ediyor; Bu dünyada gerçekten yaşıyor olsaydık ne olurdu? Headey şunları söylüyor; “Beni en çok korkutan bu. Biri bize gelip ‘Hareketlerinin hiç bir kötü sonucu olmayacak’ derse ne yapacağımızı kim bilir? Bence sonuçlara kesinlikle ihtiyacımız var!”

DeMonaco, genç oyuncu Max Burkholder’ın performasını NBC’nin Parenthood dizisinden biliyormuş ve Burkholder seçmelere geldiğinde yönetmen James ve Mary’nin 14 yaşındaki oğlu Charlie rolü için ideal olduğunu düşünmüş. Charlie, filmin etik pusulası görevini görüyor ve bela getirse de ailesini ahlaklı bir yola götürmeye çalışıyor. DeMonaco şunları söylüyor; “Charlie insancıl ve bağ kurulabilir biri. Böyle genç bir yaşta Arınma Gecesi’ni sorguluyor. O kadar karşı çıkıyor ki bu yüzden sonunda güvenlik sistemini devre dışı bırakıyor ve umutsuz yabancıyı evlerine alıyor.”

Burkholder, böyle zorlayıcı bir filmde yer aldığı için heyecan duymuş. “Charlie, bir şeyi görünüşüne göre yargılamıyor. Adamın tehlikeli olup olmadığından emin değil. Sadece kendisinin yardımına ihtiyaç duyan birini görmüş.”

Adelaide Kane, yapıma James ile Mary’nin 16 yaşındaki, oldukça asi olan kızları Zoey rolünü canlandırması için getirilmiş. Çok başarılı bir öğrenci ama, kendisinden birkaç yaş büyük bir gençle çıktığı için sinirli olan aşırı hırslı babasını hiçbir zaman gerçekten etkilemiş görünemiyor. Arınma Gecesi’nde Zoey gecenin sohbetinin gidişatı rahatsız edici olmaya başlayınca yemek masasından kalkıyor. Oyuncu şöyle anlatıyor; “Zoey Arınma Gecesi’nden hayatı boyunca haberi olmuş ve bu konuda çok rahatsız. Ama tabii ki bütün gençlerin asla kötü bir şey olmayacağını, kötü şeylerin sadece kötü insanların başına geleceğini düşündükleri o güvenli baloncuğun içinde yaşıyor.”

Gece, oyuncu Edwin Hodge’un canlandırdığı yabancının gelişiyle korku dolu bir yön alıyor. Evsiz bir adam olan karakter, bir grup ucube tarafından kovalanırken Sandin ailesinin hayatına girer ve Sandinler’in Arınma Gecesi’yle yakından ilgisi konusunda bir katalizör görevi yapar. Yabancı kendini korumak için çitten tırmanarak Sandin ailesinin oturduğu korunmalı eve girer.

DeMonaco, yabancının Sandin’lerin hayatlarına girmesinin aile içinde bir takoz görevi yaptığını söylüyor. “Charlie’nin güvenlik barikatlarını açmasından ve yabancıya yardım etmek için onu evlerine almasından  sonra peşinde olan insanları onların evine çeker ve geceye kargaşa getirir. Grubun kibar lideri yabancıyı kendilerine vermeleri için aileye bir ültimatom verir. Bu hasta istediği reddederlerse lider, çetesinin siperli güvenlik sistemini kıracaklarına ve hepsini öldüreceklerine yemin eder.”

Hodge, bize karakterin gecesini anlatır; “Karakterim kargaşa içinde saklanır ve  Charlie uzaktan kumandalı robot oyuncağını kullanarak beni dolabının içindeki gizli yerine gönderir. Bir süre oraya sığınırım.” Hodge, kastın karanlık yerlere gitme konusundaki ilk telaşını şöyle anlatıyor; “Yapım sırasında karakterimin kendisine yapılan düşmanlıkla ilgili yaşadıklarını çok iyi anlayabiliyordum. İzleyici için bu rolleri izlemek olağanüstü bir deneyim olacak.”

Sandin’ler etik ikilemlerle dolu bir geceye girerken ve saldırı sırasında yönlerini bulmaya çalışırlarken Rhys Wakefield’ın canlandırdığı, ürkütücü bir biçimde kibar olan lider, hayatlarını bir kabusa çevirir. Aslında bu karakter üst sınıfı, James’den farklı bir tarzda temsil eder. Evin reisi çok zenginler güvenlik sistemleri satarak zengin olmuşsa da lider, seçkinlerin bir üyesi olarak gecenin kargaşasına katılma hakkına sahip olduğunu düşünür. Bunun kendisini daha iyi bir insan yaptığına ve yoksulları sokaklardan uzak tuttuğuna inanır.

Lideri  diğer katillerden ayıran aynı zamanda, duygularını ifade edebilen, karizmatik ve ürkütücü biri olmasıdır. Yapımcı Blum, bu rolün sağladığı dönüşü beğenmiş. Şöyle söylüyor; “James Rhys’ın karakteri için çok farklı bir şey buldu. Onun ve grubunun prestijli bir üniversitenin kardeşlik derneğinden yeni çıkmış gibi giyinmelerini istedi. Rhys lider ve arınma gecesinin hakkı olduğuna, o gece insanları öldürmeye hakkı olduğuna inanıyor. Bu konuda da çok inatçı.”

Arınma Gecesi’nin yardımcı kastına da kendi zorlayıcı rolleri verilmiş. Sandin ailesinin evinin etrafındaki karakterleri oynamak ve onları ya dışarı çıkarmak ya da saklandıkları yerde öldürmek için getirilmişler. Ucubelerin grubunu canlandıran ve bir depo silahla kibar yabancıya eşlik edenler; BOIMA BLAKE, CHESTER LOCKHART, ALICIA VELA-BAILEY, TYLER JAYE, NATHAN CLARKSON ve JOHN WESELCOUCH’dır.

DeMonaco için bu duygusuz katiller hikayesinin en korkunç karakterleri. Şöyle söylüyor; “Ucubeler de liderleri gibi Arınma Gecesi’nin kendilerine Tanrı tarafından verilmiş bir hak olduğunu düşünüyorlar ve tuhaf bir Cadılar Bayramı’ymış gibi davranarak maskeler ve kostümler giyiyorlar. Korkunçlar.”

Hiçbir Yer Girilemez Değildir: Kötü Cenneti Yaratmak 

DeMonaco ve yapımcılar hayallerini hayata geçirmek için yıldızlarla dolu bir çizgi altı ekibi oluşturmuşlar. Yapım tasarımcı Melanie Pizis-Jones Sandin’lerin evinin görünümünü yaratırken görüntü yönetmeni Jacques Jouffret’ye de kısa çekim sırasında Peter Gvozdas’ın kurgusunu yapacağı kusursuz anları yakalama görevi  verilmiş. Çekirdek ekipte ayrıca yer alan kostüm tasarımcı Lisa Norcia ve besteci Nathan Whitehead, sıkışık yapım takviminden dolayı teslim tarihlerine yetişmek üzere hızlı çalışmak için türe tecrübelerini katacaklarını biliyormuş.

Tasarım ve Mekan 

Arınma Gecesi’nde zorla içeri girilmenin yaşandığı istenilen odak noktasını sağlayacak evi bulmak ekip için ürkütücü bir görev olmuş. DeMonaco şunları söylüyor; “İstediğim türden bir evi Los Angeles’da bulmak zordu. Los Angeles gibi görünmesini istemiyordum. O noktada Orta Amerika’da gerçekleşecek olan yeni zengin türünü temsil etmesini istedim.

Fuller bunun özelikle de yapım tasarımcı Paizis-Jones için zor olduğu kabul ediyor. Yapımcı şunları söylüyor; “Hepimiz evin filmin yıldızı olduğunu biliyoruz. Kaliforniya, Chatsworth’deki bu evi bulana dek çok uzun süre araştırma yaptık. Önce evin sahibiyle anlaşma yapamadık. Ama uzun görüşmelerden sonra bu evde çekim yapmayı karşılayabilmek için çekim takvimimizi kısaltmaya karar verdik.”

Filmde önemli bir role sahip olduğu için evin içinin de dışının da kusursuz olması gerekiyordu. Blum şunları söylüyor; “Filmlerimizde mekanlarımız çok önemlidir. Çünkü filmlerin çoğu tek bir yerde geçer. Bu evi ideal yapan son derece bağ kurulabilir olmasıydı. Yaklaşık 930 metrekare kadar ama o büyüklükteki evler genelde kalitesiz olur ama bu değildir.  Çok ikna edici bir konuydu. İnsanların o evde gerçekten oturduklarını düşünebiliyordunuz.”

Evin en rahatsız edici sakinlerinden biri de evdeki rehberimiz oldu. Charlie’nin Timmy isimli ev yapımı yardımcısı, uzaktan kontrollü bebek-tank hibriti kastın ve ekibin sevdiği bir set yardımcıymış. Filmin büyük bölümünde izleyicinin bakış açısına göre Timmy korkunç gecede bir sapık olarak hizmet veriyor.” Blum şunları söylüyor; “Timmy, James rolünde akıllıydı. İnsanlar medyayı çok farklı yerlerde görmeye alışkınlar ve filmin o bölümü bizi içine almış olan varlığımıza girer.  Evin etrafından fotoğraflar çeken uzaktan kumandalı bir tank olması fikrini çok sevdim.”

Öldürmek için Giyinmek 

Filmin gelecekte 9 yıl sonra olduğu düşünülünce kostüm tasarımcı Norcia, renklerin ve tasarımların karakterler için fazla fütüristik olmamasını ama yine de ütopik olmayan bir hassasiyetleri olmasını sağlamak istemiş. Şunları söylüyor; “Proje benim için hayata geçti ve ben de nasıl görüneceği ve kulağa nasıl geleceği konusunda kendi versiyonumu yapmaya başladım. Bir hafta sonra vizyonumun üstünden geçmek için James’le buluştum ve olayları görüş şeklimiz birbirine çok benziyordu.

Tasarımcı, James rolü için klasik ince çizgilere karar vermiş. Norcia şöyle diyor; “Modası hiç geçemeyecek muhafazakar baba tişörtü giyiyor.” Headey’in Mary’si için ilham kaynağı sade giyinen üst sınıf  muhafazakarı olmuş.

Alternatif olarak Norcia Kane’nin Zoey karakterini tasarlarken akla Katolik bir öğrenci gelmiş. Şunları söylüyor; “Arınma Gecesi boyunca Zoey’nin savunmasızlığını göstermek için onu o üniforma içinde tuttuk. Onu çok masum göstermek önemliydi çünkü babası onu hala öyle görüyor.”

Burkholder’ın Charlie’sinin kostümlerini tasarlarken Norcia katmanlar düşünmüş. Şunları söylüyor; “Kat kat gri ve beyaz parçaları oluyor. Böylece uyum sağlıyor ama o vicdanı olan ve dışarıda dünyada olanlardan korkan bir karakter. O katlar da onun kalkanları, kişisel zırhı.”

Norcia için en eğlencelisi azılı ucubelerin maskelerini tasarlamak olmuş. Şunları söylüyor; “Ucubeler üzerinde çalışmaya başladığımızda hepsinin benzersiz ve korkunç olduğuna dair fikirlerimiz vardı. Bunların hepsi teoride iyiydi ama sonunda 100 farklı maskeyi taradık ve hiçbir şeye karar veremedik.”

Sonunda çok basit bir kadın maskesi bulmuşlar ve çok güzel olmuş. Yönetmen şöyle söylüyor; “Ucubeleri bu korkunç kostümlerle Cadılar Bayramı’na gidiyorlarmış gibi giydirdik ve öldürmek üzere giyindiler. Onlara kadın maskeleri taktırdık ve ellerine baltalar, bıçaklar ve makineli tüfekler verdik. Her şey çok korkunç.”

OYUNCU KADROSU HAKKINDA

“Gül tomurcuklarını toplayabiliyorken topla” genç ETHAN HAWKE’un (James Sandin) kariyerini başlatan Oscar ödüllü Dead Poets Society’nin çekimleri sırasında kişisel olarak heyecanlandıran bir sözdür. 20 yıldan daha uzun bir süre sonra Hawke, çok yönlü, bir sanatçı olmuş, romancı, senaryo yazarı ve yönetmen olarak kendisine meydan okurken cesur ve ince farkları olan rolleri için dünyadan alkış alırken Tony ödülü ile Oscar® adaylıkları kazanmış. Hawke sürekli olarak basmakalıptan ve gelenekten kaçarak her türlü etiketten bağımsız olarak kendini eğiterek ve kendi yolunu çizerek sınırları zorlar.

Ben Stiller’ın 1994 yılı komedisi Reality Bites ile pop kültür çağına giren Hawke, Explorers, Dad, White Fang, Waterland, Alive, Rich in Love, Gattaca, Great Expectations, Hamlet, Assault on Precinct 13, Taking Lives, Before The Devil Knows You’re Dead, What Doesn’t Kill You ve Brooklyn’s Finest’ın da yer aldığı 40’dan fazla filmde rol almıştır. 2002’de Denzel Washington’ın karşısında rol aldığı Antoine Fuqua’nın Training Day filmindeki yardımcı oyuncu performansıyla Oscar ve Beyaz Perde Oyuncuları Birliği adaylıkları kazanmıştır. Arınma Gecesi, Hawke’ın yazar/yönetmen DeMonaco ile, DeMonaco’nun yönetmenlik denemesi olan Staten Island, New York ve DeMonaco’un yazdığı Assault on Precinct 1’den sonra  üçüncü çalışmasıdır.

Hawk ayrıca Fast Food Nation, Waking Life, The Newton Boys ve Tape.  gibi filmlerde yapımcı Richard Linklater ile de birlikte çalışmıştır. Kendisinin ve Linklater’ın en ünlü ortak çalışması olan, Julie Delpy’nin karşısında rol aldığı övgüler alan Before Sunrise ve 2004 yılındaki devam filmi Before Sunset’de rol almıştır. Üçlü Before Sunset için senaryoyu birlikte yazmışlar ve En İyi Uyarlama Senaryo dalında Oscar adaylığı, En İyi Uyarlanmış Senaryo dalında Yazarlar Birliği ödülü adaylığı ve En İyi Senaryo dalında Bağımsız Sinema ödülü adaylığı kazanmıştır. Serinin üçüncü filmi olan Before Midnight’ın galası 2013 Sundance Film Festivali’nde yapılmış ve övgüler almıştır. Sony Pictures Classics tarafından 24 Mayıs tarihinde vizyona girmesi planlanmıştır.

Hawke, 2001’de kamera arkasına geçmiş ve Chelsea Walls adlı drama ile ilk uzun metrajlı sinema filmi yönetmenliği denemesini yapmıştır. Film, New York’daki Chelsea Oteli’nde tek bir günde geçen beş hikayeyi konu alır. Uma Thurman, Kris Kristofferson, Rosario Dawson, Natasha Richardson ve Steve Zahn ve daha birçok kişi rol almıştır. Hawke, 1994’de kısa film Straight to One’da Josh Hamilton’ı yönetmiştir. Film, Chelsea Oteli’nde yaşayan bir çiftin hikayesini ele almaktadır.

Hawke, 1996’da ilk romanı “The Hottest State”i yazmıştır. Kitap Little, Brown ve Company tarafından yayınlanmıştır ve şu anda 19. baskısındadır. Hawke, ikinci sinema filmi yönetmenliği denemesinde The Hottest State’i beyaz perdeye uyarlamış ve yönetmiştir. Ayrıca filmin bir müzik klibini de yönetmiştir. İkinci romanı “Ash Wednesday” Knopf tarafından yayımlanmış ve 2002’de Bloomsbury’nin Modern Klasikler serisine seçilmiştir. Romanlarına ek olarak Nisan 2009’da Rolling Stone için ikon Kris Kristofferson’ın kapsamlı ve bilinen kısa biyografisini de yazmıştır.

Hawke, sahnede ilk kez 1992’de Lyceum Tiyatrosu’nda Broadway’de The Seagull ile sahne almıştır. Son yıllarda hayatında kişisel olarak en çok ödüllendirildiği yer olan tiyatroya yeniden dönmüştür. Hawke, Richard Easton’la birlikte Henry IV’da; Steppenwolf Tiyatro Grubunda Buried Child’da; En İyi Başrol oyuncusu Lucille Lortel ödülü ile Drama League ödüllerinde Seçkin Performans adaylığı aldığı Hurlyburly’de; tiyatro oyunundaki En Özellikli Oyuncu dalında Tony adaylığı aldığı Tom Stoppard’ın  The Coast of Utopia’da; The Bridge Project’in Tiyatro Oyunundaki En Özellikli Oyuncu dalında Drama Desk ödülüne aday gösterildiği sezon açılışı olan ikili oyun The Cherry Orchard ve The Winter’s Tale’da ve 2011’de Seçkin Performans dalında Broadway Dışı Tiyatro ödülünü aldığı Scott Elliott’ın Blood From A Stone oyununda sahne almıştır. Hawke, 2007’de Jonathan Marc Sherman’In kara mizahı Things We Want ile Broadway dışı ilk yönetmenlik denemesini yapmıştır. 2010’da Drama Desk ödüllerinde En İyi Oyun Yönetmeni adaylığı aldığı, The New York Times’ın ve The New Yorker’s’ın 2010 yılının  önde gelen iyi tiyatro yapımlarının en iyi 10 listesine giren Sam Shepherd’ın A Lie of the Mind oyununu yönetmiştir. 2012’de Classic Stage Grubu için Anton Chekov’un Ivanov oyununda rol almıştır. 2013’de Sherman’ın The New Group için yazdığı Bertolt Brecht’in Baal eserinin sahne uyarlaması olan Clive’ı yönetmiş ve rol almıştır. William Hurt’ün canlandırdığı Kaptan Ahab’la savaşma cesareti gösteren mürettebatın tek üyesi olan yürekli ve tecrübeli ikinci kaptanı Starbuck rolünü oynamıştır.

Son dönemdeki diğer çalışmaları arasında Hawke’un Kristin Scott Thomas’ın karşısında rol aldığı, işine mal olan bir skandaldan sonra Paris’e kaçan bir üniversite okutmanını canlandırdığı Pawel Pawlikowski’nin The Woman in the Fifth filmi bulunur. Filmin galası 2011 Toronto Uluslararası Film Festivali’nde yapılmış ve ATO Pictures tarafından dağıtılmıştır. Hawke, Summit Entertinment tarafından çıkarılan 2012’nin korku gerilim gişe rekortmeni olan Scott Derrickson’ın Sinister filminde rol almıştır. 3 milyonluk bütçesiyle tüm dünyada 48 milyon doların üstünde hasılat yapmıştır.

Hawke’un gelecek projeleri arasında Warner Bros tarafından 30 Ağustos’ta vizyona girecek olan Yaron Levy’s Getaway filmi bulunmaktadır. Halen 85 yaşındaki piyano ustası Seymour Bernstein hakkındaki isimsiz belgeseli yönetmektedir.

1970’de Teksas, Austin’de doğan Hawke, ilk profesyonel oyununda 13 yaşındayken sahne almıştır. O zamandan beri kendini tamamen sanata adamıştır. 21 yaşındayken Arınma Gecesi’nin yapımcısı Jason Blum’un kariyerine başladığı Malaparte Tiyatro Grubu’nu kurmuştur. Grup, beş yıldan uzun bir süre devam etmiş ve genç sanatçılara sanatlarını geliştirmeler için bir mekan sunmuştur. Hawke’un 4 çocuğuyla birlikte mutlu bir evliliği vardır.

LENA HEADEY (Mary Sandin) HBO’nun George R.R. Martin’in popüler fantezi romanlarına dayanan epik televizyon dizisi Game of Thrones’da Cersei Lannister rolün hayata geçirir. Halen Elle Fanning, Glenn Close ve John Hawkes ile birlikte Low Down’ın çekimlerini sürdürmektedir. Headey, Arınma Gecesi’ne ek olarak son dönemde The Mortal Instruments: City of BonesMariah Mundi and the Midas Box ile 300’ün merakla beklenen devamı 300: Rise of an Empire’ın yapımlarını tamamlamıştır.

Headey daha önce 20th Century Fox televizyon dizisi Terminator: The Sarah Connor Chronicles’da başrol oynamıştır. Dizi, Headey’in Linda Hamilton’ın ünlendirdiği karakteri canlandırdığı The Terminator filmleri efsanesinin devamıdır. Headey’in son film çalışmaları arasında Karl Urban ve Olivia Thirlby’nin karşısında rol aldığı çizgi roman uyarlaması Dredd; Josh Lucas ve Brian Cox’la rol aldığı Tell Tale; Sean Ellis’in psikolojik korku filmi The Broken ve Matthias Schweighöfer ile Joseph Fiennes’in karşısında rol aldığı Almanya’nın 1. Dünya Savaşı’ndaki ünlü pilotu Baron Manfred von Richthofen’ın sevgilisi rolünü canlandırdığı The Red Baron bulunmaktadır.

Headey, ilk sinema filmini 1992’de filmde Jeremy Irons’ın genç halini canlandırdığı Waterland filmiyle yapmıştır. Ayrıca aynı yıl BBC televizyon filmi The Summer House’da rol almıştır. Headey 1993’de dönem dramı Century ile ödüllü Merchant Ivory filmi The Remains of the Day’de rol almıştır.

İlk başrolü Rudyard Kipling’in The Jungle Book eserinin canlı aksiyon versiyonuyla gelmiştir ve Mrs Dalloway, Face, Onegin, Gossip, Possession, Ripley’s Game ve The Actors gibi bağımsız filmlerde rol almaya devam etmiştir.

Headey, 2006’da yeteneklerini üç filmde sergilemiştir. Bunlar Piper Perabo ve Morris Chestnut ile korku/gerilim The Cave; Matt Damon ve Heath Ledger ile fantezi macera The Brothers Grimm ve Perabo ve Matthew Goode ile İngiliz romantik komedisi Imagine Me & You,’dur.

Headey tüm dünyada çok sayıda TV projesinde yer almıştır. Çalışmaları arasında BAFTA adayı The Long Firm, Merlin, Loved Up, Band of Gold ve HBO’nun The Gathering Storm bulunmaktadır.

ADELAIDE KANE (Zoey Sandin) üç yaşından beri oyunculuk yapmaktadır. Önce dansla başlamış ardından kısa sürede şarkıcılık ve oyunculukta ilerlemiştir. Kane 6 yaşındayken Batı Avustralya’nın Frog Management kast ajansına yazılmıştır. Kısa bir süre sonra televizyon reklamlarına ve çocuklar için televizyon programlarına geçmeden önce profesyonel olarak basın reklamlarında yer almaya başlamıştır. 16 yaşındayken ikonik Avustralya dizisi Neighbours’da tekrar eden Lolly Allen rolünü almıştır. Başlangıçta yalnızca 3 aylık bir anlaşma yapmış, daha sonra karakterinin popüler olmasından dolayı dizideki rolü uzatılmış ve toplamda 42 bölümde yer almıştır.

Kane, 2008’de Edith Cowan Üniversitesi’ne kabul edilmiş ama Disney’in Power Rangers R.P.M.’deki Tenaya 7 rolü için eğitimini yarım bırakmaya karar vermiştir. Ardından etkileyici 9.2 milyon izleyiciye ulaşan televizyon filmi Secrets of the Mountain’da Jade Ann James rolünü canlandırmıştır. 2012’de bağımsız filmler Donner Pass ile David Duchovny ve Vera Farmiga’nın rol aldığı Goats’da oynamıştır.

Kane, 2013’de çok yoğundur. Where the Devil Hides ve After the Fall filmlerinde rol alacaktır. MTV’nin popüler dizisi Teen Wolf’da tekrar eden önemli rolünü sürdürecek ve İskoç Kraliçesi Mary’nin gençliğini canlandıracağı CW’nin pilot bölümü Reign’de baş rolde olacaktır.

MAX BURKHOLDER (Charlie Sandin) Hollywood’un en çok ümit veren genç oyuncularından biridir. NBC’nin övgüler alan dramı Parenthood’da Adam ile Kristina’nın (Peter Krause ve Monica Potter) Asperger sendromu teşhisi konulan oğlu Max Braverman rolüyle hak ettiği ilgiyi ve övgüyü görmüştür.

Burkholder, kariyerine çok genç yaşta başlamış ve televizyon, sinema ve reklam filmleri için karakterleri de seslendirdiği yetenekli bir oyuncu olarak gelişmeye ve parlamaya devam etmektedir. 2004 yılında 7 yaşındayken Daddy Day Care’da Eddie Murhpy’nin karşısındaki performansıyla Genç Sanatçı Ödülü’ne aday olmuştur.

Burkholder’ın Daddy Day Care’e ek olarak diğer çalışmaları arasında The Rainbow Tribe, Love for Rent, Friends With Money ve Fathers and Sons bulunmaktadır. Ayrıca Astro Boy, My Friends Tigger & Poo, Fly Me to the Moon, Princess Stories gibi filmlerde ve Arthur’s Lost Dog, Family Guy, American Dad! ve The Land Before Time gibi TV programlarında seslendirmeler yapmıştır.

Burkholder’ın TV çalışmaları arasında Private Practice, Grey’s Anatomy, Brothers & Sisters, In Treatment, CSI: Miami, CSI: NY ve The Suite Life of Zack and Cody gibi dizilerde konuk oyunculuk ve tekrar eden roller bulunmaktadır. Commando Nanny’de düzenli bir rolü vardır ve Hallmark’ın televizyon için yaptığı Point of Entry filminde rol almıştır.

Burkholder’ın oyunculuk dışındaki hobileri arasında beyzbol, tenis, karate, yüzme v epiyano vardır. Ayrıca video oyunları oynamaktan keyif alır ve hayvanları sever. Burkholder halen Los Angeles’da yaşamaktadır.

EDWIN HODGE (Kanlı Yabancı) Kuzey Karolayna, Jacksonville’de doğmuş New York’da büyümüştür. Sadece 28 yaşındayken eğlence sektöründe 15 yıldan fazla tecrübeye sahip olmuştur. Hodge son dönemde TBS’in Cougar Town diziisinde Laurei’nin (Busy Phillipps) erkek arkadaşı Wade rolünde izlenmiştir. Ayrıca Chris Hemsworth ve Josh Hutcherson’ın karşısında Red Dawn’da rol almıştır. Hodge, NCIS: Los Angeles, The Mentalist, Heroes, Ghost Whisperer ve One Tree Hill’de konuk oyunculuk yapmıştır.

Hodge, hırslı bir sporcudur. Boş zamanlarında basketbol ve golf oynar. Halen Los Angeles’da yaşamaktadır.

EKİP HAKKINDA 

JAMES DEMONACO (Yönetmen / Yazar) 11 yaşında senaryo yazmaya ve kısa filmler yönetmeye başlamıştır. New York Üniversitesi film okulunda kısa bir dönemden sonra Kevin Spacey ve Samuel L. Jackson’ın rol aldığı The Negotiator ile Ethan Hawke ve Laurence Fishburne’un rol aldığı Assault on Precinct 13’nin yeni yapımı gibi birkaç sinema filmi yazmıştır.

Spike TV’nin övgüler alan John Leguizamo’nun rol aldığı dokuz saatlik mini gerilim dizisi de dahil olmak üzere birkaç mini dizisini yazmış ve yapımını üstlenmiştir.

DeMonaco, 2009’da kendisinin yazdığı, Luc Besson ile Sébastien K. Lemercier yapımını üstlendiği, Hawke, Vincent D’Onofrio ve Seymour Cassel’ın rol aldığı, bağımsız film Staten Island ile ilk yönetmenlik denemesini yapmıştır. İkinci yönetmenlik denemesi olan Arınma Gecesi’nde hem Lemercier hem de Hawke’la yeniden bir araya gelmiştir.

DeMonaco boş zamanlarında New York Yankee’lerin hırslı bir taraftarıdır. 

SÉBASTIEN K. LEMERCIER (Yapım) Son on yılda Why Not Productions ile ortaklığında hem Fransızca hem de İngilizce sinema filmleri yapmıştır. Lemercier 2002’de John Carpenter’ın Assault on Precinct 13’in Jean-François Richet’ın yeniden yapımının geliştirmesini ve sorumlu yapımcılığı üstlenerek James DeMonaco ile çalışmaya başlamıştır.

Lemercier, Arınma Gecesi’nden önce DeMonaco’nun ilk yönetmenlik denemesi olan Ethan Hawke, Vincent D’Onofrio ve Seymour Cassel’in rol aldığı Staten Island New York’un yapımını gerçekleştirmiştir. Ayrıca Gregg Araki’nin Kabom’u ile Shailene Woodley ve Eva Green’in rol aldığı White Bird in a Blizzard’ı yapmıştır.

JASON BLUM, p.g.a. (Yapımcı) yüksek kaliteli mikro bütçeli filmleri geniş bir dağıtım için yaparak film yapımcılığında yeni bir stüdyo modeline öncülük eden bir multi-medya yapım şirketi olan Blumhouse Productions’ın kurucusu ve CEO’sudur. 2000 yılındaki kuruluşundan bu yana 30’un üzerinde sinema filmi yapmıştır. Bunların arasında yüksek karlı Paranormal Activity serisi, Sinister ve Insidious da vardır.  Blumhouse, son iki yılda Scott Derrickson ve James Wan gibi film yapımcılarının tutkulu oldukları janr hikayelerini anlatmalarına yardım eden yönetmen güdümlü bir şirket olmuş ve açılış hafta sonlarında hasılatlarıyla bütçelerini çok aşan beş film yapmıştır.

Blum’un yeni modelde yaptığı ilk filmi Paramount Pictures’dan orijinal Paranormal Activity’dir. 15 bin dolar hedeflenerek Paramount Pictures tarafından vizyona girmiştir. Dünya çapında 200  milyon hasılat yaparak Hollywood tarihinin en karlı filmi olmuştur. Devamı olan Paranormal Activity 2’nin hasılatı 170 milyon dolara yaklaşmış ve gişe rekorlarını üstlenmiştir.

2011’de Blumhouse, 1.5 milyon dolar bütçesi olan ve tüm dünyada 100 milyon dolara akın hasılat yapan James Wan’ın Insidious filmini; 5 milyon dolar bütçesi olan ve tüm dünyada 200 milyondan fazla hasılat yapan Paranormal Activity 3’ü yapmıştır. Ekim 2012’de Scott Derrickson tarafından yönetilen ve ortak yazılan, Ethan Hawke’un rol aldığı Blumhouse’ın Sinister filmi Lionsgate/Summit Entertainment  aracılığıyla vizyona girmiş ve açılış hafta sonunda 3 milyonluk bütçesinin üç katına çıkmıştır. Ertesi hafta Blumhouse’un Paranormal Activity 4 filmi tüm dünyada 50 milyon dolardan fazla hasılat yapmıştır.

Blumhouse, 2012 Cadılar Bayramı için Los Angeles’ın şehir merkezinin kalbinde yenilikçi ve korkutucu perili ev deneyimi olan The Blumhouse of Horrors’ı inşa etmiştir.  Blumhouse’ın Los Angeles merkezli film yapımı ekibi korku filmi yapımı, hikaye anlatımı, film seti tasarımı konularındaki deneyimlerini kullanarak Variety Arts Tiyatrosunu üç boyutlu ve ürkütücü, yoğun bir Cadılar Bayramı atraksiyonuna dönüştürmüştür. Blumhouse, Universal Pictures ile ilk anlaşmasını duyurduğundan bu yana Bryan Bertino’nun yönettiği Mockingbird’ün yapımını tamamlamıştır. Blumhouse ayrıca son dönemde Lionsgate için Jessabelle’i tamamlamıştır. Blumhouse’ın Arınma Gecesi’ne ek diğer 2013 filmlerinin arasında 22 şubat’da vizyona giren, Alliance Films/Dimension Films için, Scott Stewart’ın yönettiği Dark Skies ve 13 Eylül’de vizyona girecek olan Insidious’ın devamı olan Insidious: Chapter 2 bulunur.

Blumhouse’ın Lionsgate’le ilk gösterim televizyon anlaşması vardır ve hem senaryolu hem de senaryosuz projelerde çalışmaktadır. Blum, ABC için The River’ın sorumlu yapımcılığını gerçekleştirmiştir ve HBO, MTV ve Syfy ile televizyon projeleri üzerinde çalışmaktadır. Blumhouse’ın Paramount Pictures, Alliance Films, Miramax ve HBO Films ile daha önce yapım anlaşmaları vardır. Blum, 1995 ile 200 yılları arasında New york’ta Miramax’da satın alma ve ortak yapımlar bölümünün eş-başkanı olarak görev yapmıştır. Miramax’da The Others, Smoke Signals, A Walk on the Moon ve The House of Yes gibi 50’den fazla filmin satın alınmasında yararlı olmuştur.

Blum’un çalışmaları arasında Dwayne “The Rock”ın rol aldığı Tooth Fairy, Kate Winslet’a Oscar ödülü kazandıran The Reader, Umar Thurman’ın rol aldığı ve Altın Küre ödülü kazandığı HBO’nun Hysterical Blindness ve Hawke, Bill Murray, Sam Shepard ve Kyle MacLachlan’ın rol aldığı Hamlet filmleri bulunmaktadır.

Blum, kariyerine Hawke’ın kurduğu Malaparte Tiyatro Kumpanyası’nda yapım yönetmeni olarak başlamıştır. Halen New York’da New York Grup Tiyatrosu’nda yönetmenler kurulunda görev yapmaktadır.

ANDREW FORM ve BRAD FULLER (Yapım) yapım şirketleri Platinum Dunes’u Michael Bay ile birlikte 2001’de kurmuşlardır. Amaçları ilk kez yönetmenlik yapacaklara ticari, yüksek konseptli filmleri global izleyiciler için mütevazı bütçelerle yapmaları için yaratım fırsatları yaratmak olmuş. Şirket o zamandan beri genişlemiş ve tecrübeli yönetmenlerle ve Paramount Pictures için gelecekteki Teenage Mutant Ninja Turtles ve Almanac gibi daha büyük ölçekli projelerle çalışmaktadır.

Platinum Dunes’un ilk yapımı Marcus Nispel’in yönettiği The Texas Chainsaw Massacre’ın 2003’deki yeniden yapımıdır. Film tüm dünyada 110 milyon dolar hasılat yapmaya ek olarak En İyi Gerilim filmi dalında Teen Choice ödülünü kazanmış ve iki MTV film ödülüne aday olmuştur. Şirketin ikinci projesi 2005 yılının Andrew Douglas tarafından yönetilen ve yine tüm dünyada 110 milyon dolar hasılat yapan The Amityville Horror filmidir. Ardından iki film daha gelmiştir;   Jonathan Liebesman’ın yönettiği serinin başlangıç bölümü olan The Texas Chainsaw Massacre: The Beginning ve 1986 gerilim filmi The Hitcher’ın yeniden kavramsallaştırılması. Platinum Dunes bu işbirliği sırasında Rogue Films ile ilk gösterim anlaşmasını imzalamıştır.

Platinum Dunes’un 2009’da tüm dünyada 78 milyon dolar hasılat yapan The Unborn,  yaklaşık 40.6 milyon dolarla açıldığı hafta sonu en büyük korku filmi rekorunu kıran Friday the 13th filmleri vizyona girmiştir. Şirket 2010’da tüm dünyada 118 milyon dolardan fazla hasılat yapan A Nightmare on Elm Street ile en yüksek hasılatlı filmlerini yapmıştır.

Platinum Dunes geçen yıl yapım konusundaki uzmanlıklarını televizyona taşımıştır. İlk proje olan Black Sails ilk kez Ocak 2014’de Starz’da gösterilecektir. İkinci proje The Last Ship ilk kez Haziran 2014’de TNT’de gösterilecektir. Şirket halen A&E için Occult’ün yapım öncesi çalışmalarını sürdürmektedir. Kariyerine ödüllü reklam ve müzik klibi yönetmeni olarak başlayan MICHAEL BAY (Yapım) kısa sürede Hollywood’un en cesur ve en çok kar getiren sinema filmi yönetmenlerinden biri olarak ortaya çıkmış. Saldırgan görsel tarzı ve sinemadaki imzası yerine geçmiş yüksek özelliklere sahip sahneleriyle Bay’in iki yapım şirketi aracılığıyla yönettiği ve yaptığı filmler   tüm dünyada 5.5 milyar dolar hasılat yapmıştır.

Bay’in yönetmenlik çalışmaları arasında her ikisinde de Will Smith ile Martin Lawrence’ın rol aldığı Bad Boys ve Bad Boys II; Nicolas Cage ve Sean Connery’nin rol aldığı The Rock; Ben Affleck ve Bruce Willis’İn rol aldığı  Armageddon; Affleck, Hartnett ve Kate Beckinsale’ın rol aldığı Pearl Harbor, Ewan McGregor ve Scarlett Johansson’ın rol aldığı The Island ve Shia LaBeouf, Josh Duhamel, Tyrese Gibson ve John Turturro’nun rol aldığı Transformers serisi; Transformers, Transformers: Revenge of the Fallen ve Transformers: Dark of the Moon bulunur. Seri 2.4 milyar dolardan fazla hasılat yapmıştır. Transformers: Dark of the Moon gelmiş geçmiş en yüksek hasılatı yapan beşinci film olmuştur. Bay halen serinin dördüncü filmi olan ve 2014 yazında vizyona girmesi planlanan filmin yapım öncesi aşamasındadır.

Bay, son dönemde kara mizah filmi olan Pain & Gain’i yönetmiştir. Gerçek bir hikayeye dayanan filmin konusu Mark Wahlberg ile Dwayne Johnson’ın 90’ların sonunda yarım akıllı vücut geliştirmeciler olarak Amerikan rüyasının peşindeyken adam kaçırma, haraç ve cinayet gibi suç teşebbüslerinde bulunmalarıdır. Bay’in halen yapımını gerçekleştirdiği dört filme ek olarak  şu anda televizyon programları olarak yapım aşamasında olan 3 ayrı televizyon dizisi bulunmaktadır. 2001’de Brad Fuller ve Andrew Form ile kurduğu Platinum Dunes’un asal ortağıdır. Şirket ilk başta yetenekli reklam ve klip yönetmenlerine sinema dünyasına girmeleri için bir fırsat yaratmak için kurulmuş. O günden bu yana çok genişleyerek çok sayıda tecrübeli yönetmeni de bünyelerine dahil etmiştir.

Wesleyan Universitesi ve Art Center College of Design’da eğitim alan Bay, reklam endüstrisindeki bütün büyük ödülleri almıştır. Bunların arasında Cannes Lions International Festival of Creativity’nin Golden Lion, the Grand CLIO ve Amerika Yönetmenler Birliği’nin Reklamlarda En İyi Yönetmenlik Başarısı ödülü de bulunur. “Got milk?” kampanyası New York Modern Sanatlar Müzesi’nin kalıcı koleksiyonunda yer almaktadır. Los Angeles’lı olan Bay, halen Miami’de yaşamaktadır.

JACQUES JOUFFRET (Görüntü Yönetmeni) sinema ve televizyon sektöründe 15 yıldan fazla bir süredir çalışmaktadır. Çalışmaları arasında Daredevil, Man on Fire, Hostage, Transformers: Revenge of the Fallen, A Nightmare on Elm Street, Transformers: Dark of the Moon ve Pain & Gain ve daha birçokları bulunmaktadır.

Arınma Gecesi, Jouffret’yi Platinum Dunes’dan Michael Bay, Brad Fuller ve Andrew Form ile yeniden bir araya getirmiştir.

JEANETTE VOLTURNO-BRILL (Ortak Yapımcı) sinema, televizyon ve müzik klibi sektöründe 20 yıldan fazla yapım tecrübesine sahiptir. 1999’da kendi şirketi CatchLight Films’i kurmuş ve romantik komedi filmleri olan In the Weeds ve Amy’s Orgasm’da sorumlu yapımcı olarak görev yapmıştır. Kutsal Dalai Lama’dan esinlenilen ve sunulan belgesel World Festival of Sacred Music: The Americas belgeselini yapmıştır. 2012’de Volturno-Brill, Blumhouse Productions’a yapım sorumlusu olarak katılmıştır. O göreve geldiğinden bu yana Dimension Films’in Dark Skies, FilmDistrict’in gelecek olan Insidious: Chapter 2 gibi filmlerin ortak yapımcılığını gerçekleştirmiştir. Volturno-Brill, Blumhouse’a tam zamanlıolarak katılmadan önce Arınma Gecesi’nin yapımcısı Jason Blum için son derece başarılı Paranormal Activity serisinden: Paranormal ActivityParanormal Activity 2 ve Paranormal Activity 3 filmleriyle James Wan’ın Insidious ve Barry Levinson’ın çevresel gerilimi The Bay’de çizgi üstü yapım sorumlusu olarak görev yapmıştır. Brill, Los Angeles’da yaşamaktadır.

JACQUES JOUFFRET (Görüntü Yönetmeni) Sinema ve televizyon sektöründe 15 yıldan fazla bir süredir görev yapmaktadır. Çalışmaları arasında Daredevil, Man on Fire, Hostage, Transformers: Revenge of the Fallen, A Nightmare on Elm Street, Transformers: Dark of the Moon ve Pain & Gain gibi filmler bulunur.

Arınma Gecesi, Jouffret için yaptığı sinema filmlerinde Platinum Dunes’dan Michael Bay, Brad Fuller ve Andrew Form ile yaptığı başka bir işbirliğidir.

PETER GVOZDAS (Kurgu) Washington’da doğmuş, kuzey Virginia’da büyümüştür. Virginia Tech’de iletişim eğitimi alırken okulun spor videoları bölümündeki çalışmalarından dolayı futbol bursu alan ilk öğrenci video ekibi üyesi olmuştur. Gvozdas, mezuniyetinden sonra Metropolitan bölgesine dönerek spor kanallarında çalışmış ve kurgu ve sinematografi dalında iki adet National Capital Chesapeake Bay Emmy ödülüne aday olmuştur. Ardından sinema kurgusunda kariyer yapmak üzere Los Angeles’a taşınmadan önce Savunma Bakanlığı için haber editörlüğü yapmıştır.

Gvozdas’ın ilk sinema filmi, Michael bay ve şirketi Platinum Dunes ile çalıştığı The Texas Chainsaw Massacre: The Beginning filmidir. Gvozdas ayrıca Bay ve Platinum Dunes ile Friday the 13th, A Nightmare on Elm StreetTransformers: Revenge of the Fallen ve Pain & Gain’de de birlikte çalışmıştır. Gvozdas’ın çalışmaları arasında Marvel Films için Captain America: The First Avenger and The Avengers filminin kurgusu da bulunmaktadır. Gvozdas son dönemde Dimension Films/Blumhouse Productions’ın sinema filmi olan, Keri Russell ve Josh Hamilton’ın rol aldığı Dark Skies filminin kurgusunu yapmıştır. Arınma Gecesi, Gvozdas’ı Platinum Dunes yapımcıları Bay, Brad Fuller ve Andrew Form ile ve Blumhouse Productions’dan Jason Blum ile yeninde bir araya getirmiştir. Gvozdas, filmlere ek olarak belgesel, realite şovlar ve senaryolu TV dizilerinin de kurgularını yapmıştır. Bunların arasında NBC’nin Lipstick Jungle ve Animal Planet’in Growing Up Wild da yer almaktadır.  Gvozdas kurgu odasında olmadığı zamanlarda karısı ve köpekleriyle birlikte yürüyüş sporu yapmaktan hoşlanır.

MELANIE PAZIS-JONES (Yapım Tasarımı) Geçmişteki sinema, televizyon, basılı malzemeler, sahne ve reklam projeleri ile ödüller almış bir yapım tasarımcısı, set tasarımcı/dekoratör ve sanat yönetmenidir. Çalışmaları arasında övgüler alan sinema filmi Drive da bulunumaktadır. Annie Leibovitz, Ted Demme, Robert Richardson, Byron Shah ve Gene Simmons gibi dikkat çeken yeteneklerle birlikte çalışmıştır. Pazis-Jones, 2009’da Domani Vision Film Society’nin VISIONFEST ödüllerinde yapım tasarımı dalında Bağımsız Vizyon ödülünü almıştır. Pazis-Jones tasarım kariyerine tiyatroda başlamıştır. Bu temel tasarım sürecini ve hikayeleri destekleyen ve bilgi veren setler yaratmak konusuna odaklanmasını sağlamaya devam etmektedir.

LISA NORCIA (Kostüm Tasarımı) Kentucky, Owensboro’da doğmuş, yedi yaşındayken modeller yapıp dikiş dikmeye başlamıştır. Büyük büyükannesi ona oyuncak bebek elbiseleri yapmayı öğretmiştir. Moda sevgisiyle desteklenen bu yetenekleri Norcia’nın kendisi için lise ve üniversite döneminde sınıf arkadaşları tarafından beğenilen benzersiz kıyafetler dikmesi için ilham vermiştir. A|X Armani Exchange’de kısa süren bir stüdyo görevinden sonra A|X ürünlerini ilk kez Being John Malkovich ve Nurse filmlerine yerleştirmiştir. 90’ların sonunda bu bağlantıları kolayca kostüm tasarımına dönüşmüştür. Norcia, özellikle de dönem filmleri ve aksiyon/gerilimler olmak üzere her tür film için kostüm tasarlamıştır.  Film yapımı sürecinden, yönetmenler, oyuncular ve ekiple birlikte çalışarak filmin bütününü bir araya getirmekten gerçekten keyif alır. Zorluklardan hiç kaçınmayan Norcia, Arınma Gecesi’nin kastı ve ekibi tarafından hem yönetmeni hem de oyuncuyu anında memnun etmek üzere yaptığı doğaçlama yeteneğinden dolayı “Kostümün MacGyver”ı lakabını almıştır.

NATHAN WHITEHEAD (Müzik) sinema, televizyon ve video oyunları için besteler yapmıştır. Hollywood’un çok sayıda en iyi bestecisiyle işbirliği yapmış ve Desperate Housewives, Transformers: Dark of the Moon ve Gears of War: Judgment, gibi birçok esere müzik ve düzenlemelerle katkıda bulunmuştur. Whtiehead, Arınma Gecesi’ne ek olarak son dönemde  Friended to Death adlı sinema filminin müziklerini yapmıştır. Whitehead, kariyerine Hollywood’da gündüzleri bir sinema filmleri ses tasarımı şirketinde, geceleri de heyecanla müzikler yaparak başlamıştır. Sonunda Pride and Glory, Epic Mickey, Ratchet & Clank Future: A Crack in Time, Your Highness ve  Gears of War serisinin son iki bölümü olan: Gears of War 3 ve Gears of War: Judgment gibi birkaç film ve video oyunu projesi için müzikler ve düzenlemeler yapmıştır.


Leave a Reply