‘Scrubs’ ile tanınan Zach Braff, ilk filmi ‘Garden State’in ardından, yeni bir yüzleşme öyküsüyle geliyor. ‘Keşke Burada Olsam (Wish I Was Here)’ ın bir anlamda öncülü olan ‘Eve Dönüş’, çocuk yaşta evinden uzaklaşan ve yıllar sonra annesinin ölümüyle evine dönen karakterinin keşif sürecini anlatıyordu. Geçen on yılın ardından, yine kendisinin yazıp (kardeşi Adam Braff’la birlikte) – yönettiği ve aynı zamanda başrolünü üstlendiği ‘Keşke Burada Olsam’, evli ve çocuklu bir adamın yetişkin sorunlarına odaklanıyor. 

read more
Garip bir bilimkurgu ve biraz da gerilim arıyorsanız, William Eubank’ın ikinci uzun metraj filmi (ilki ‘Love’ – 2011) ‘The Signal/Sinyal’ ilginizi çekebilir. Vazgeçilmezlerden biridir hayal kurmak; bugünü anlamak, geleceği anlamlandırmak için hemen her fırsatta düşlemek, bir anlamda algı ayarlarıyla oynamak. Algılama kalıplarının dışına çıkan bilimkurgu, diğer türlerin yapamadığı başka bir boyuta kapı aralıyor. Gerçekliğin sınırlarını genişletip, gerçeklikten gelenlerin de etkisiyle algılama biçimlerini esnetiyor, bilerek ve isteyerek, sıradan algılamanın dışına çıkmak isteyenlere ‘tuhaf’ bir pencere açıyor. Bazen açık, bazen gizli kodlarla sorgulatmaya devam ediyor. Kimine göre kaçış, kimine göre terapi, kimine göreyse gerçeğin ta kendisi… Bulanık, kafa karıştıran ya da zihin açan bilimkurguların, sadece bu nedenlerle bile ‘muhteşem’ olarak adlandırılması boşuna değil.

read more

Fransız yönetmen Mona Achache, ilk uzun metrajı ‘Yaşamaya Değer (Le Herisson)’de ‘modern’ bir ailenin içine sokmuştu bizi. Küçük bir kızın gözünden, ölümle yaşam, mutlulukla mutsuzluk arasındaki dengeyi ve karakterlerinin sınırlarını derinlikli bir anlatımla, ustaca çizmişti. ‘Yaşamaya Değer’de olduğu gibi senaryosuna katkıda bulunduğu ikinci filmi Aşk, Tutku, Dedikodu’da, kadınların dünyasına davet ediyor bu kez seyircisini.


read more

Hollywood’un, yetişkin de olsa ergenlikten çıkamayan, mesajlarını belden aşağı espri malzemeleriyle ve zaman zaman iğrençliğe varan fiziksel komediyle vermeye çalışan, elbette başından sonuna güldürmeyi amaçlayan formülü tutmuş görünüyor. Judd Apatow ekolünden gelen Nicholas Stoller ve Seth Rogen (Rogen, Ewan Goldberg  ve James Weaver’la birlikte filmin yapımcısı aynı zamanda) ikilisinin belli bir kitleyi memnun edecek, izlenir bir filme imza atması da şaşırtıcı değil…


read more

Yönetmenlik kariyerine ‘Unhook the Stars’ ile başlayan Nick Cassavetes, ‘She’s so Lovely’ (O Çok Sevimli)’, ‘John Q’ ve ‘My Sister’s Keeper’ (Kız Kardeşimin Hikayesi) gibi seyirciyi yakalayan dram ve romantik filmlere imza attı. Hiç şüphe yok ki, çoğu seyirci için romantik film sıralamalarında en tepelerde yer alan roman uyarlaması ‘Not Defteri’yle (The Notebook) çekti asıl ilgiyi. Cameron Diaz’la yeniden (ilki Kızkardeşimin Hikayesi) bir araya gelen Cassavetes, bu kez eğlenceli bir filmle çıkıyor karşımıza: ‘Öteki Kadın’ (The Other Woman).


read more

‘Komedi’, hatta ‘romantik komedi’ kalıbına sokulabilecek bir algı yaratan Meksika filmi ‘Çocuk Büyütme Rehberi (No se Aceptan Devoluciones)’, kitle sineması için yerinde örneklerden biri. Ebeveyn olmak istemeyen, konu hakkında en ufak fikri dahi olmayan bir baba ile çocuğu arasındaki ilişki, son derece tanıdık, hiç eskimeyen bir konu aslında. İnsanları/duyguları her daim yakalayan ebeveyn – çocuk ilişkisi, Meksika’nın fenomen isimlerinden olan Eugenio Derbez’in yaratıcılığından da nasibini alıyor.


read more