Yapım Notları:

Paris sokaklarının altında kilometreler boyunca yer altı mezarları uzanır. Bir grup kaşif, kimsenin bilmediği kemik labirentine girdiğinde bu ölüler şehrinin içinde yatan karanlık sırı açığa çıkarırlar. Delilik ve dehşete giden bir yolculuğu konu alan Legendary Pictures’ın Derin Kabus filmi, hiçbirimizin peşini bırakmayan kişisel şeytanları ortaya çıkaran insan psikolojisinin derinliklerine uzanıyor. Scarlett Marlowe (PERDITA WEEKS – The Invisible Woman), asi bir maceracı ve zeki bir arkeologtur ve tüm hayatını tarihin gizli hazinesi: Flamel’in Felsefe Taşı’nı bulmaya adamıştır. Efsaneye göre bu ele geçmez eser metali som altına dönüştürebilir ve ölümsüz hayat sağlayabilir – hayallerin ötesinde bir güç.


read more

Yapım Bilgileri:

Jay (Jason Segel) ve Annie (Cameron Diaz) birbirlerine hâlâ çok aşık evli bir çifttir ama on yıl ve iki çocuk aralarındaki tutkuyu biraz soğutmuştur. Onu geri kazanmak için, THE JOY OF SEX’teki (Seksin Keyfi) her pozisyonu denedikleri üç saatlik seks maratonlarını videoya kaydetmeye karar verirler. Harika bir fikir gibi görünür, ta ki bu çok özel videolarının tüm çevreleri tarafından izlenebildiğini fark edene dek. Panik hâlindeki çift, macera dolu çılgın bir geceye adım atarlar: İp uçlarını takip eder, arkadaşlarını ikna etmeye çalışır, Annie’nin patronunu kandırırlar –tüm bunların amacı videolarını, itibarlarını, akıl sağlıklarını, ve en önemlisi, evliliklerini geri kazanmaktır.


read more
‘Scrubs’ ile tanınan Zach Braff, ilk filmi ‘Garden State’in ardından, yeni bir yüzleşme öyküsüyle geliyor. ‘Keşke Burada Olsam (Wish I Was Here)’ ın bir anlamda öncülü olan ‘Eve Dönüş’, çocuk yaşta evinden uzaklaşan ve yıllar sonra annesinin ölümüyle evine dönen karakterinin keşif sürecini anlatıyordu. Geçen on yılın ardından, yine kendisinin yazıp (kardeşi Adam Braff’la birlikte) – yönettiği ve aynı zamanda başrolünü üstlendiği ‘Keşke Burada Olsam’, evli ve çocuklu bir adamın yetişkin sorunlarına odaklanıyor. 

read more

Yapım Notları: 

New Line Cinema ile Village Roadshow Pictures aksiyon yüklü afet filmi “Into the Storm/Fırtınanın İçinde”yi sunar. Filmin yönetmenliğini Steven Quale (“Final Destination 5”), yapımcılığını ise Todd Garner (“Zookeeper”, “Knight and Day”) gerçekleştirdi. Sadece birkaç saat içinde, Silverton şehri o güne dek gördükleri en öfkeli hortumların benzersiz saldırısıyla harabeye döner. Tüm şehir ani değişimler gösteren, ölümcül siklonların insafına kalmıştır; üstelik fırtına takipçileri daha en kötüsünün gelmediğini öngörmektedirler. Çoğu insan sığınacak bir yer ararken, bazıları hortuma doğru koşarak, bir fırtına takipçisinin hayatta bir kez ele geçecek çekim fırsatı için ne kadar ileri gidebileceğini sınarlar. 


read more
Garip bir bilimkurgu ve biraz da gerilim arıyorsanız, William Eubank’ın ikinci uzun metraj filmi (ilki ‘Love’ – 2011) ‘The Signal/Sinyal’ ilginizi çekebilir. Vazgeçilmezlerden biridir hayal kurmak; bugünü anlamak, geleceği anlamlandırmak için hemen her fırsatta düşlemek, bir anlamda algı ayarlarıyla oynamak. Algılama kalıplarının dışına çıkan bilimkurgu, diğer türlerin yapamadığı başka bir boyuta kapı aralıyor. Gerçekliğin sınırlarını genişletip, gerçeklikten gelenlerin de etkisiyle algılama biçimlerini esnetiyor, bilerek ve isteyerek, sıradan algılamanın dışına çıkmak isteyenlere ‘tuhaf’ bir pencere açıyor. Bazen açık, bazen gizli kodlarla sorgulatmaya devam ediyor. Kimine göre kaçış, kimine göre terapi, kimine göreyse gerçeğin ta kendisi… Bulanık, kafa karıştıran ya da zihin açan bilimkurguların, sadece bu nedenlerle bile ‘muhteşem’ olarak adlandırılması boşuna değil.

read more

Liseyi (iki kez) bitiren polis memurları Schmidt (Jonah Hill) ve Jenko’yu (Channing Tatum) büyük değişiklikler beklemektedir: İkili bu kez yerel bir üniversitede gizli görev üstlenirler. Ancak, Jenko spor takımında kendine bir kanka bulup, Schmidt de bohem sanat bölümüne sızınca, ortaklıklarını sorgulamaya başlarlar. Artık sadece davayı çözmekle kalmayıp, olgun bir ilişki yürütüp yürütemeyeceklerine karar vermeleri de gerekmektedir. Bu iki aşırı büyümüş ergen, öğrencilikten gerçek erkekliğe geçebilirlerse, üniversite başlarına gelmiş en güzel şey olabilir.


read more

Hayalet – Phantom

Kısa Basın Notları: 

Sinopsis: Ed Harris, Soğuk savaş döneminde inşa edilmiş bir Sovyet denizaltısının, son dönemlerde herkesten sakladığı üzere gerçeklik algısını alt üst eden nöbetler yaşayan kaptanıdır. Karısını ve kızını geride bırakmak zorunda kalarak, geçmişinin peşine düşeceği ve geminin nükleer füzelerini ele geçirmeye uğraşan bir grup KGB ajanıyla mücadele etmek zorunda kalacağı gizli bir görev için ayrılmak zorunda kalır. İnsanlığın geleceğini elinde bulunduran kaptan, başarısız olacağı düşünülerek bu işe seçilmiş olduğunu keşfedecektir. Phantom, sıradışı insanların imkansız seçeneklerle karşı karşıya kaldığı bir gerilim filmi.


read more