‘The Last Stand – Geçit Yok’, pazarlamasını Arnold Schwarzenegger ve Kim Jee-woon ile yaptı. ‘Arnold’un dönüşü’ tanımlamasına katılmamak ne mümkün. Kim jee-woon ise daha gelişinden merakı ikiye katlamakla birlikte akıllarda soru işareti de yarattı. Güney Kore sinemasının parlak isimlerinden Jee-woon, meslektaşı Park Chan-wook gibi kamerasını ilk kez Hollywood’a çeviriyor.


read more

The Host

Bedenime sahip olabilirsin ama ruhuma asla…

Kaleme aldığı, gişede de muazzam bir başarı yakalayan ‘Alacakaranlık’ serisiyle hatırı sayılır hayran kitlesi yaratan ve popülerite kazanan Stephenie Meyer, yine gençlerle ilerlediği bir öyküyle çıkıyor karşımıza. Yeni ‘gençleri’ ve yeni ‘aşk hikayesi’, ‘fantastik’ dünyadan ‘bilimkurgu’ya taşınıyor; ‘aşk, fantezi, gençlik’in yerini ‘aşk, bilimkurgu, gençlik’ alıyor… Elbette bir Alacakaranlık değil ama ‘The Host – Göçebe’ yayımlandığında (2008), N. Y. Times’ın (26 hafta) ve L. A. Times’ın (36 hafta) en çok satanlar listesinde 1 numara olmuş.


read more

‘Zonguldaklı Şairler’

“Her aşktan geriye kaç şiir kalır, ona bakalım!’’ demiş Behçet Necatigil. Peki ya bir filmden geriye ne kalır? Biz de ona bakalım! Yılmaz Erdoğan’ın yazıp yönettiği ‘Kelebeğin Rüyası’, popüler sinema örneği olmakla birlikte sanatıyla, şiiriyle geliyor. İyi ki de öyle geliyor… 2. Dünya Savaşı döneminde Zonguldak’ta yaşayan ve gencecik yaşta, biri 24 diğeriyse sadece 22, veremden ölen iki şairin (Rüştü Onur, Muzaffer Tayyip Uslu) dostluk hikayesinden yola çıkan ‘Kelebeğin Rüyası’, unutulan ve belki de artık önemsenmeyen şiir edebiyatına güzellemeler sunuyor.


read more

Bu hafta vizyona giren ‘Lincoln’ ve ‘Zero Dark Thirty’ ile birlikte, Oscar adayı 9 filmlik serüven de sona ermiş oluyor. Buram buram ABD tarihi kokan iki filmin aynı hafta vizyona girmesi ise ilginç bir tesadüf aslında. Biri tarihinin en sevdiği başkanının son günlerine ve içteki mücadelesine, diğeriyse dış politikasının sonuçlarına ve Usame Bin Ladin’in sona yaklaşması umuduyla girilen mücadeleye odaklanıyor. ABD’nin en önemli aracı Hollywood ise ‘tarih’i yazmaya devam ediyor kendince…

David Gilmour’un ‘Bir filmin baştan sona ne kadar güzel kurgulandığını anlayabilmeniz için sonunu bilmeniz gerekir’ sözü, sonu zaten bilinen bu iki film için söylenmiş olmalı.


read more

…mış gibi…

‘Beasts of The Southern Wild – Düşler Diyarı’, Benh Zeitlin’in ilk uzun metrajı. Büyüleyici mi büyüleyici… Küçük bir kızın masumane dünyası, hayal gücünün sınırsızlığında, adına ‘yaşam’ dediğimiz kuralları, sistemi hiçe sayıyor bir nevi. New Orleans’ın küçük bir bölgesinde, bambaşka bir coğrafyada derme çatma çatıların altında yaşayan bir grup insanın farklı değerleri, hem genel geçer toplumsal düzenle -modern dünyayla- hem doğayla karşı karşıya.


read more