Kadınca, kararınca…

Sinemanın, sanatının arkasına saklanarak da olsa kendini sevdiren iki önemli gücü vardır; biri hayattan, düşüncelerden kaçış yolunu aralaması, diğeri –ki bazen daha yakın geleni- hayatın içinden geçmesi…

Sarah Polley’nin bağımsız sinema dünyası, ikincisine daha çok yaklaştırıyor bizi. Yönetmenin ikinci uzun metrajı  (ilki ‘Ondan Uzakta – Away from Her’) ‘Bu Dans Senin (Take This Waltz)’, gecikmeli de olsa yazıya geliyorsa şayet, biraz da bu nedenden… 


read more

Orada bir köy  var uzakta

Nadine Labaki’yi ilk olarak çok ses getiren ‘Karamel (2007)’ ile tanımıştık. Ortaklaşa yazdığı, yönetip başrolünü üstlendiği ilk uzun metrajı ‘Karamel’ gibi, yine paket halinde ilerliyor projesinde. ‘Karamel’, kendi kütürüyle evrensel problemleri harmanlayan ve bunlara yöresel çözümler üreten bir filmdi. ‘Peki Şimdi Nereye? (Et Maintenant, On Va Ou?)’, genel hatlarıyla bundan çok da farklı değil aslında. Ama daha keskin, mizahın yanında dokundurmalarını es geçmeyen, dramını yoğun olarak hissettiren…


read more

‘Çok ayrılık içtim ben, kalbim güzel hani…’

Söz konusu aşk olunca, ‘sanat mı değil mi?’ ikilemine düşmemek, bu yönü bir tarafa bırakmak lazım. Formu kişiye özel olan ve her kültürde görülen çoğu şey sanatsa şayet, aşkın sanatı neden olmasın?

Özdemir Asaf’ın dediği gibi, belki çok ilişki/ayrılık yaşamış kahramanlarımız belki yakındır yaşamaları. İşte öyle güzel; farkında bile olmadan, aşkla dolu, aşka hazır sarhoş kalpleri…


read more

Hayata esen rüzgarlar…

Oliver Adam’in çok satan kitabı ‘Des Vents Contraires’den uyarlanan ‘Sert Rüzgarlar (Des Vents Contraires – Headwins)’, duygu yüklü bir dram. Film her ne kadar ünlü Fransız oyuncu Audrey Tautou ismiyle ilgiyi çekse de, tıpkı gidişatına uygunluğu gibi erkek oyuncularıyla ön plana çıkıyor ve parçalanmış hayatların odağına erkeği yerleştiriyor. Özellikle, Cannes Film Festivali’nde ‘The Piano Teacher’ filmiyle En İyi Erkek Oyuncu Ödülü kazanan Benoit Magimel oyunculuğundan destek alan film biraz da önyargıları masaya yatırıyor. 


read more

Tim Burton – Johnny Depp ikilisi iş başında…

Sinema dünyasına sayısız gariplikte karakter ve film konduran Tim Burton’ın, son filmi için ‘Karanlık Gölgeler (Dark Shadows)’i seçmesi, 60’lı yılların sonunda kült mertebesine ulaşan aynı adlı televizyon dizisinden esinlenmesi hiç şaşırtıcı değil aslında. Sanki birbirinden bağımsız ve yarışır tuhaflıftaki aile üyeleri, çıkagelen esrarengiz bir yabancı, sevimlilikten uzak da olsa hiç vazgeçemediği karikatürize anlatım, karakterlerinin başını çeken, hiçbir ayrıksı duruştan taviz vermeyen yoldaşı Johnny Depp, sıradışı masalsı anlatım, gotik betimlemeler… Hansel ve Gratel’in arkalarında bıraktıkları kırıntılar gibi… Fazla söze gerek yok, işte ‘Karanlık Gölgelerin’in tanımı özetle…


read more