Ünlü yönetmen Martin Scorsese yeni filmi için düşüncelere dalmış. Henüz senaryolaştırılmayan film bir Frank Sinatra biyografisi. Film, Sinatra’nın hayatının özellikle hangi dönemini işleyecek bilemiyorum ama film için düşündüğü isimler hayli ilginç aslında.

Sinatra rolü için Scorsese’nin düşündüğü isim Al Pacino. Elbette ki bir Sinatra filminin olmazsa olmazı Dean Martin rolü için düşünülen isim ise Robert De Niro.


read more

Bu yıl Cannes ile ilgili pek çok haber yayıldı tüm dünyaya. Ama en çok beklenen elbette ki Altın Palmiye’yi kimin kazanacağıydı. Sonunda ödüller sahiplerini buldu ve Altın Palmiye’nin sahibi Taylandlı yönetmen Apichatpong Weerasethakul’un “Uncle Boonmee Who Can Recall His Past Lives” filmi oldu. Woody Allen filmi yarışma dışı ama yine de ilgi gören filmlerden biriydi. Diğer ilgi çekici filmlerden biri de favorilerim arasında yer alan Alejandro Gonzalez Inarritu’nun yönettiği başrolünde de Javier Bardem’in yer aldığı  ‘Biutiful’ filmiydi. Film ödül alamadı belki ama başrol oyuncusu Javier Bardem En İyi Erkek Oyuncu ödülünü “La Nostra Vita” filminin oyuncusu Elio Germano ile paylaştı.

Bunun dışında;


read more

Sinemanın çok önemli isimlerinden ve benim de hayran olduğum John Malkovich İstanbul’dan geldi geçti. Daha çok filmleriyle tanıdığımız Malkovich aslıyla yani tiyatroculuğuyla sahnelerdeydi bu kez.  Geçen yıl İstanbul Film Festivali kapsamında ülkemizdeyken bu yıl çok da bilinmeyen tiyatro kökeniyle 17. kez düzenlenen Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali kapsamında sahnelerdeydi.

Yer aldığı oyun “Şeytani Komedya: Bir Seri Katilin İtirafları” 14 Mayıs’ta Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda sergilendi. Biletler çok çok önce tükendiği için ben de maalesef gidemeyenler listesindeyim.

Avustralyalı bir seri katil ve aynı zamanda uslanmaz bir kadın avcısı Jack Unterweger’in gerçek hikayesinin anlatıldığı oyun da harikalar yarattığına eminim.

Bu yıl ayrıca “Secretariat” ve “Jonah Hex” filmleri gösterime girecek John Malkovich’i tiyatroda izleyemesem de buradan alkışlıyorum.

Tiyatro Festivali ile ilgilenenler için bugünden sonra ilginizi çekebilecek oyunlarla ilgili de kısaca bilgi vermek isterim;


read more

Bu hafta da vizyona giren filmler arasında yine ilgi çekici yapımlar yer alıyor. Her zevke uyabilecek seçenekler var karşımızda.

Bunlardan biri hiç şüphesiz ki Sibel Kekili’nin başrolünde yer aldığı Lola ve Tribeca’da En İyi Kadın Oyuncu ödülleriyle taçlandırıldığı “Ayrılık – Die Fremde” filmi elbette. Ülkemizde maalesef sıkça yaşanan geleneklere ve törelere farklı bir şekilde değinen filmde, Türkiye’de yaşayan bir Alman vatandaşı Umay’ın aile içi dramını gözler önüne seriyor. Kocasından şiddet gören Umay, ana baba ocağına Almanya’ya dönmeye karar verir, ancak bu sefer de ailenin baskısıyla karşılaşır. İstanbul Film Festivali’nde de gösterilen filmde Sibel Kekili’nin muhteşem oyunculuğunu izlemenizi tavsiye ederim.

Diğer bir filmde eğlenceye davet ediyor bizi.


read more

Beyoğlu’nun en sevdiğim demirbaşlarından biridir sinemaları. AVM’lerdeki sinema salonlarından kalkan filmleri Beyoğlu sinemalarında hala görebilmek, birinden çıkıp karşıdaki diğerine gidebilmek, arada bir “Es” verip küçük sandalyelerde çay içmek, İnci’sinde profiterol yemek, sinema sonrasında Kızılkayalar’a uğramak. Ama hepsi birer birer uzun yıllardır var olan yerlerin duvarlarını süsleyen eski İstanbul fotoğrafları gibi sadece duvarlarda kalacak çok yakında.

Önce Alkazar ve Emek Sineması ile başladı, şimdi de sıra “Min Dit” filminin gösterildiği ‘Yeni Rüya’ sinemasına geldi.


read more