Bir filmin başrolünde Robert Downey Jr. var ise baştan bir çentik atmak gerekiyor, en azından ben öyle yapıyorum. Dünya klasmanında ayrı bir yer edinen, özellikle son yıllarda para basan ‘Iron Man’ ve ‘Sherlock Holmes’ serilerinin kahramanı bu dev oyuncu, “Hangover – Felekten Bir Gece” filminin çok da istenmeyen adamı Alen olarak çok sevdiğimiz Zach Galifianakis ile ikili oluyor. “Due Date – Git Başımdan!” bu yılın merakla beklenen komedilerinden. Özellikle ‘Hangover – Felekten Bir Gece’ eli deymişse daha da çok ilgiyi hak ediyor. Felekten Bir Gece’nin yönetmeni Todd Phillips, yine aynı filmin yapımcısı Dan Goldberg’i yanına alarak yapımcılığını da üstleniyor filmin.
‘Due Date – Git Başımdan!’ için pek çok tanımlama yapmak mümkün; ‘yol filmi’, ‘komedi filmi’ ya da tam bir ‘performans filmi’ gibi. Birbirine zıt iki karakterden ilki Peter (Robert Downey Jr.), eşi Sarah’ın (Michelle Monaghan) doğum yapmasına sayılı gün kala, müstakbel baba olmanın heyecanını yaşamaktadır. Sürekli eşiyle telefonda konuşan, doğmamış çocuğunu obsesyon yapmış, bu nedenle de eşine sürekli uzun mesajlar bırakan Peter, iş için gittiği Atlanta’dan Los Angeles’a dönmek üzeredir. Ayaklı bela Ethan (Zach Galifianakis) ise oyuncu olma ve ‘Two and a Half Men’ sevdalısı bir L.A. yolcusudur. İşte bu taban tabana zıt iki karakterin yolu havaalanında, daha girişte tatsız bir olayla kesişir.
Bu karşılaşmanın devamı ikisinin de uçaktan atılmasına ve daha da önemlisi bir süre uçuş kara listesine alınmasına neden olur. Bavulunu, cüzdanını, eve gitmek için gerekli her şeyini kaybeden, araba bile kiralayamayan Peter çaresiz dönüş yolu ararken, uçaktan atılmasına sebep olan Ethan ise yola çıkmaya hazırdır. Eve gidebilmenin tek yolu, asla karşılaşmak istemeyeceği Ethan ile günler sürecek yolculuğa çıkmak olunca yol filmimiz başlamış oluyor. Elinde köpeği Sonny (ki başrollerden biri) ve ölmüş babasının külleriyle uyuşturucu tutkunu canlı bela Ethan, yolculuk yapılabileceğimiz son kişi gibi gözüküyor adeta. Bırakın yolculuk yapmayı, karşılaşmak isteyeceğiniz insanlar sıralamasında dahi yer almıyor. Öte yandan düzgün görünümlü mimar Peter ise, bu normalliğinin altında günümüz insanı gibi oldukça agresif, kontrol meraklısı biri ve fena halde öfke sorununa sahip.
Robert Downey Jr., hayatta kalıp kalamayacakları bile belli olmayan yolculukta, başına gelmedik şey kalmayan, günü belli olan karısının doğumuna yetişmeye çalışan, dram ve komediyle harmanlanan Peter karakterini öyle güzel giyebilmiş ki üzerine. Aslında tek amacı yalnızlıktan kurtulmak olan beceriksiz, sorunlar yumağı olduğundan bile habersiz Ethan rolüyle Zach Galifianakis ise tam anlamıyla harikalar yaratıyor. Oyuncuların potansiyeliyle ayakta duran bu yolculuk filmi ‘uyumsuzluğun uyumu’ çiftini bir araya getiriyor. Filmde her şey var; aksiyon, dram ve komedi. Yıla damgasını vuran ‘Hangover’ benzerliği de yok değil elbette. Orada bir grup erkeğin bilinçli ve istekli çıktıkları yolculuk, burada yerini iki erkeğin (en azından birinin) bilinçsizce ve isteksizce çıktıkları yolculuğa bırakmış. Başlarına gelen felaketler ise bu kez daha çok iç kaynaklı. Robert Downey Jr.’ın 2009 yapımı ‘The Soloist’ filminde başrolü paylaştığı Jamiee Foxx ise Darryl rolüyle filmin az görünenlerinden. Filmde bir selam yollayıp çıkan ve tadı damağımızda kalan diğer yardımcı karakterlerden biri de ilaç/uyuşturucu satıcısı Heidi rolüyle Juliette Lewis elbette.
Kötü örnek teşkil etse de, arabada, arkada çalan müzik eşliğinde uyuşturucuyla gelen uçma sahnesi ise filmin en keyifli sahnelerinden bana göre.
Sonuç olarak ‘Hangover’ kadar güldürmeyi vaat etmese de, keyfiyle ve oyunculuklarıyla izlenmeyi hak ediyor. Bazı sahnelerin zorlama kaçtığını düşünsem de yine de hafta sonu eğlencesi için bu müthiş ikilinin durum komedisini izleyin derim…
İyi Seyirler
Hilal Çetinder

Bir yanıt yazın