“Other Angels”…
“Teslimiyet” Emre Yalgın’ın ilk uzun metrajlı filmi. Senaryosunu da filmde Buket’i canlandıran Zeynep Özcan ile birlikte yazmış. Dört travestinin çevresinde şekillen filmin en ilgi çekici tarafı gerçek travestilerin rol alıyor olması. Çekimleri İstanbul’un Tarlabaşı’nda yapılan filmde, travestilerin küçük dünyasını, yaşadıkları zorlukları ve bu dünyaya tesadüfen dalan Gökhan’ın (Kanbolat Görkem Aslan) hikayesi anlatıyor.
Gökhan, sevgilisi Buket’le birlikte yaşayacağı Tarlabaşı’nda tuttuğu evine alışma aşamasındayken, sevgilisi tarafından terk edilir. Buket, bu ortamı aşağılayan ve asla yaşamak istemediği düzeni reddeden başka sınıf edasıyla filmin vermeye çalıştığı ayrımcılığı da gözler önüne seriyor. Gökhan terk edilmenin acısını yaşarken, hemen yakınında oturan Sanem (Didem Soylu) ve aynı evi paylaştığı diğer üç travesti (Buse Kılıçkaya, Ayta Sözeri ve Seyhan Arman) kendi dünyalarını yaşarlar. Düzenin getirdiği baskı ve mutsuz yaşamında küçük bir aralık arayan Sanem, rutinini yani fahişeliğini de sürdürür.
“Teslimiyet”, 49. Selanik Film Festivali’nin Balkan Fonu bölümünde ilk dörde girmiş ve Senaryo Geliştirme ve Destek Ödülü’nün de sahibi olmuş bir yapım. Daha ziyade belgesel yapımlarda çalışmış genç yönetmen Emre Yalgın, bir belgesel yapım olmasa da travestilerin iç dünyasına bakışla gerçek bir konu yakalamış.
Minimalist tarzı sonuna kadar benimseyen film, tüm sadeliği ve unsurları yerine getirse de sanki hep tekrarmış gibi gelen kimi sahneleri ve durağanlığıyla yer yer uzaklaşmanıza, yabancılaşmanıza neden olabilir.
İçinde bulundukları psikolojinin sebep-sonuçları, yaklaşımları ve hatta kimi erkek dünyasının algısını kavramanın ya da sorgulamanın ucuna geldiğiniz anlar yaşayabileceğiniz filmde, travestilerin doğal akışla yer alan sohbetleri filmin en sahici ve güzel bölümleri. Sonuç olarak cesur konusuyla dikkat çekici, sosyal yaraya basan bir ilk filmi, son derece sarsıcı ve psikolojisi çok farklı noktaları, onların dünyasından görmek isterseniz tercihleriniz arasında yer alabilir. Tam olmamışlığına, aksaklıklarına rağmen Türk sinemasında bu tarz filmlerin sayısının giderek azaldığını düşünürsek, izlemek için bir sebebiniz daha olabilir.
İyi seyirler
Hilal Çetinder


Bir yanıt yazın