Rabbit Hole

Türkçe adı ‘Mutluluğun Peşinde’ belki ama hikâyenin mutlulukla bir ilgisi yok. Küçük çocuklarını trafik kazasında kaybeden çiftin, mutluluğu bulma, yaşanılanı kabullenme çabaları çok kolay anlatılacak türden bir malzeme değil zira. Film tam da bunu yapıyor ve derdini anlatmaktan ziyade olanı ortaya koyuyor. ‘Mutluluğun Peşinde’, Pulitzer ödüllü tiyatro oyunundan uyarlanmış ve filmin senaryosu da, oyunun yazarı David Lindsay-Abaire tarafından yazılmış. Başrollerinde, filmdeki rolüyle Oscar adaylığı kazanan Nicole Kidman ve Aaron Eckhart yer alıyor. Yılın en iyileri arasında gösterilen film, normal koşullarda izlemenin hiç de kolay olmayacağı bir dramı anlatıyor. Dört yaşındaki çocuklarını trafik kazasında kaybeden ve yaşadıkları yasla farklı yöne bakan karı kocanın, birbirlerini ve mutluluğu tekrar keşfetme süreci hayli sancılı. Yaşanan acı olaylar karşısında dillendirilen ‘başa gelmeden bilinmez’ söylemi, filmde de gerçekleşiyor, Becca (Nicole Kidman) ve Howie’nin (Aaron Eckhart) yasla mücadele etme yöntemleri, onlara özel oluyor. Bu nedenle, ‘Mutluğun Peşinde’ kendi halinde ve sadeliğinden ödün vermeden ilerliyor. Bizler, çevremizdeki uzak tanıdıkların başına gelebilecek böylesi bir acı karşısında ne hissedebileceksek, filmde de onu hissediyoruz.

Yönetmen James Cameron Mitchell’in önceki sıra dışı iki filmine (izlemesi zor ‘Shortbus’ ve neredeyse kültleşen ‘Hedwig ve Kızgın Çıkıntısı’) bakacak olursak, diğerlerine kıyasla, eli yüzü düzgün, kimselerce sakınılmayacak bir filmle karşı karşıya olduğumuzu görüyoruz. Yaşadıkları acı kayıpla psikolojileri ve hayatları paramparça olan karı kocanın haleti ruhiyesi, filmin en önemli kozu. Hal böyle olunca da oyunculuklar filmin olmazsa olmazı. Nicole Kidman’ın çocuğunu kaybeden anne tiplemesindeki üzüntü ve beraberinde gelen öfkesi,  küstahlığa varan alaycılığı filme kimi zaman gerilim dahi katıyor. Öfkeyle iç içe geçen sakinliğiyle bir kapı arayışı, Kidman’ı bir kez daha kusursuz oyunculuğa götürüyor. David Lindsay-Abaire’in belirttiğine göre tiyatro oyununda neredeyse hiç yer verilmeyen baba/koca figürü Howie, filmde eşitliği sağlamak adına şans yakalıyor. Oyunun mimarı, sinema uyarlamasında Howie’ye daha çok pay vermiş belki ama ne destek ne köstek halleriyle, bir parça sessiz kılmayı bir borç bilmiş olmalı. Yan rollerde görülen ve çocuklarının ölümüne neden olmasıyla aslında hikâyenin başlangıç noktasında yer alan, filme adını da veren ‘Rabbit Hole’ çizgi romanını çizen Jason (Miles Teller), tezatlık oluşturarak Becca’nın kaçış yolundaki yeni arkadaşı oluyor.

Tabi böyle bir acıdan kurtulabilmek ya da kurtulmayı istemek çok mümkün değil. Ne de olsa söz konusu acı, kurtulmayı değil, hiç yaşanmamış olmasını gerektirir. ‘Mutluluğun Peşinde’, sarıp sarmalayan, içine alan filmlerden değil. Duygusal anlamda yoran konu ve anlatımına hazırlıklı olmanız gerek. Öte yandan acısını içine, öfkesini dışarı akıtan mükemmel Becca performansıyla Nicole Kidman başta olmak üzere oyunculuklarıyla, övgüyü kesinlikle hak ediyor.

Hilal Çetinder

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir