ParaNorman

LAIKA çetesinin yeni mucizesi ‘ParaNorman’, adeta Tim Burton ile özdeşleşen ve her defasında hayanlıkla izlediğim stop-motion tekniğiyle yine keyifli bir seyir sunuyor. Laika tarafından 2009’un Oscar adayı güzelim animasyon ‘Karolin ve Gizli Dünya’nın ardından ikinci kez 3D çekilen stop motion animasyon ‘ParaNorman’, storyboard ustası Chris Butler ile Sam Fell’I bir araya getiriyor. ‘Altıncı His’in hafızalara kazınan karakteri Cole’u gibi ‘I see dead people’ diyen Norman’in hikayesi, farklı olarak durumu çoktan kavramış, kendi dünyasına çekilip ölülerle iletişimini sürdürdüğü ve Norman’i dışlayanların da üzerine çöken kasaba efsanesi ‘cadının laneti’yle ilerliyor.

Kasabanın Laneti

Peki ya ‘ParaNorman’ çocuklara göre mi? Elbette değil. Filmin, Norman’i, tıpkı Tim Burton çizgisi gibi, ötekileştirerek ölülerle konuşturan ucube tavrı, gotik atmosferi genç izleyicileri ve yetişkinleri cezbedecekken, söz konusu küçük çocukların, animasyona ragmen, sınırın dışında kalmaları olası. Okulu ve hatta yakın çevresinde bile bir ucube olarak görülen Norman’in yaklaşan cadının lanetiyle tek kurtarıcı olma hikayesi, başta sizi yakalıyor, sonrasında biraz savruluyor. Bundan tam 300 yıl önce, küçük bir kızın tıpkı Norman gibi farklılarıyla göz önünde olması, bakış açısını her daim saklı tutsa da, zamanın getirdiği değişimi de gözler önüne seriyor; Norman sadece bir ucube olarak algılanırken, küçük kıza biçilen ceza acımasızca geliyor.

Filmin son bölümlerine yayılan, korkulası zombilerin görünümlerinin altında yatanı, cadının lanetinin ortaya çıkışı ve kasaba halkının belki de geçen yılların değiştiremediği tek gerçeği kötücül bakış açısı, hikayenin tekrar toparlanıp fantastik boyuta doğru gidişini de müjdeliyor. Önyargılarla gelinebilecek noktaları ve karşındakini anlayabilme üzerine mesajlarını bangır bangır veriyor olması, animasyon doğasının gereği olarak yerini alırken, etkilerini gözlemlesek de, böylesi bir hikaye Tim Burton ellerinde nasıl olurdu diye düşünmeden de edemiyorum doğrusu…

Sonuç olarak ‘ParaNorman’, belki söylemi aynı ama farklı dokunuşları ve özellikle müthiş tekniğiyle kesinlikle ilgiye değer bir animasyon. Korku filmi göndermeleri ve farklı tiplemeleriyle izlemesi keyifli mi keyifli…

İyi Seyirler,

Hilal Çetinder

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir