Sihirbazın Sihirli Dünyası

Bu haftanın, bu yılın izlenmesi gereken animasyonlarından biri “Sihirbaz – L’illusionniste”. Hatta bana göre arşivinize koymanız gereken yapımlardan biri. Öyle ki, animasyon demeye dilim varmıyor. Çünkü animasyon keyfimi taze tutmasının yanında, animasyon sınırlarımı da zorluyor. Elbette bunda filmin mimarı yani çok sevgili yönetmeni Sylvain Chomet’nin başarısı çok fazla. Kendine has tarzıyla oluşturduğu çizgileri yine alıp götürüyor sizi. Filmin oluşum hikayesi de çok ilginç aslında; Sylvain Chomet’ni ilk olarak Oscar adaylıkları da kazandığı “Belleville’de Randevu” animasyonu ile hatırlarsınız.

Bu yarışta karşısındaki güçlü rakibi “Kayıp Balık Nemo” ya yenilmişti belki ama gönüllerimizi de fethetmişti. Filminde hayranı olduğu Fransız mim ustası, senarist ve yönetmen Jacques Tati’nin (Tatischeff) yapımlarından bir alıntı olsun istemiş ve kızı Sophie ile bağlantıya geçmiş. Sophie ise babasının kendisine yazdığı yıllar öncesinde kalma bu senaryoyu vermiş, böylece karşımıza “Sihirbaz” çıkmış ve iyi ki de çıkmış.

Film Ekimi haftasında izleme şansı yakaladığım yapımlarından olan “Sihirbaz”, çoktan unutulmaya yüz tutmuş, kimsenin ilgisini çekmeyen bir illüzyonistin dokunaklı hikayesini, sihirbazlıkla geçinmeye çalışan yaşlı ve yalnız Mösyö Tatischeff ile tüm bu sihirli dünyaya inanan saf Alice arasındaki yabana atılmayacak dostluğu anlatıyor.

1950’li yıllar, şov eğlence anlayışı değişmiş, sahnede sihir demode olmuş, yerini çılgın rock grupları almıştır. Artık yaptığı iş ilgi görmeyince, şapkasından çıkan huysuz tavşanıyla yollara vurur kendisini sihirbaz. İskoçya’ya uzanan yolculuğunda, kasabada temizlikçi Alice ile yolları kesişir. Artık illüzyonlarını gerçek sanan ve ona hayran olan biri vardır hayatında.

Üç boyutlu animasyonlara alıştığımız dönemde, sade çizgilerden, solgun renklerden ve hoş detaylardan oluşan çizim animasyonu belki kiminizi tatmin etmeyecek. Ancak önerim şans tanımanızdan yana. Her ne kadar “Belleville’de Randevu”nun yeri çok ayrı olsa da, sahne ile gerçek dünyanın birbirine girdiği hikaye, tablo gibi Edinburgh manzaraları izlenmeye değer.

İyi Seyirler

Hilal Çetinder

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir