Blog
-

Wish I Was Here
‘Scrubs’ ile tanınan Zach Braff, ilk filmi ‘Garden State’in ardından, yeni bir yüzleşme öyküsüyle geliyor. ‘Keşke Burada Olsam (Wish I Was Here)’ ın bir anlamda öncülü olan ‘Eve Dönüş’, çocuk yaşta evinden uzaklaşan ve yıllar sonra annesinin ölümüyle evine dönen karakterinin keşif sürecini anlatıyordu. Geçen on yılın ardından, yine kendisinin yazıp (kardeşi Adam Braff’la birlikte) – yönettiği ve aynı zamanda başrolünü üstlendiği ‘Keşke Burada Olsam’, evli ve çocuklu bir adamın yetişkin sorunlarına odaklanıyor. (daha&helliip;) -
Fırtınanın Içinde – Into The Storm
Yapım Notları:
New Line Cinema ile Village Roadshow Pictures aksiyon yüklü afet filmi “Into the Storm/Fırtınanın İçinde”yi sunar. Filmin yönetmenliğini Steven Quale (“Final Destination 5”), yapımcılığını ise Todd Garner (“Zookeeper”, “Knight and Day”) gerçekleştirdi. Sadece birkaç saat içinde, Silverton şehri o güne dek gördükleri en öfkeli hortumların benzersiz saldırısıyla harabeye döner. Tüm şehir ani değişimler gösteren, ölümcül siklonların insafına kalmıştır; üstelik fırtına takipçileri daha en kötüsünün gelmediğini öngörmektedirler. Çoğu insan sığınacak bir yer ararken, bazıları hortuma doğru koşarak, bir fırtına takipçisinin hayatta bir kez ele geçecek çekim fırsatı için ne kadar ileri gidebileceğini sınarlar. (daha&helliip;)
-

Sinyal – The Signal
Garip bir bilimkurgu ve biraz da gerilim arıyorsanız, William Eubank’ın ikinci uzun metraj filmi (ilki ‘Love’ – 2011) ‘The Signal/Sinyal’ ilginizi çekebilir. Vazgeçilmezlerden biridir hayal kurmak; bugünü anlamak, geleceği anlamlandırmak için hemen her fırsatta düşlemek, bir anlamda algı ayarlarıyla oynamak. Algılama kalıplarının dışına çıkan bilimkurgu, diğer türlerin yapamadığı başka bir boyuta kapı aralıyor. Gerçekliğin sınırlarını genişletip, gerçeklikten gelenlerin de etkisiyle algılama biçimlerini esnetiyor, bilerek ve isteyerek, sıradan algılamanın dışına çıkmak isteyenlere ‘tuhaf’ bir pencere açıyor. Bazen açık, bazen gizli kodlarla sorgulatmaya devam ediyor. Kimine göre kaçış, kimine göre terapi, kimine göreyse gerçeğin ta kendisi… Bulanık, kafa karıştıran ya da zihin açan bilimkurguların, sadece bu nedenlerle bile ‘muhteşem’ olarak adlandırılması boşuna değil.