Guy Ritchie usulü Sherlock Holmes ile ikinci perde…

Söz konusu dünyanın en iyi dedektifi olduğunda, alışılagelmişi beklemek olağanken, Guy Ritchie, 2009 yılında bu denklemi bozdu ve Sör Arthur Conan Doyle’un meşhur Sherlock Holmes’unu akla dahi gelemeyecek modern yorumuyla sundu… Ve iki yıllık aranın ardından, Holmes ve silah arkadaşı Watson tekrar yollara düşüyor. Hem de İngiltere’den çok uzak diyarlara…


read more

Formülleri tersyüz eden bir ‘başarı’sızlık hikayesi

‘Moneyball – Kazanma Sanatı’ gerçek bir hikayeden esinleniyor. Ekonomi yazarı Michael Lewis’in “Moneyball: The Art of Winning an Unfair Game” adlı kitabından uyarlanan senaryonun altında, Aaron Sorkin ve Steven Zallian imzası var. Bu iki isim bekleneni veriyor ve ortaya, tüm durağanlığına rağmen, üste serpilen zekice diyaloglarıyla sıra dışı bir spor filmi çıkıyor.


read more

Bir Mübadil’in hikâyesi…

Hiç mırın kırın etmeden, lafı uzatmadan başlayan ‘Dedemin İnsanları’, eksiğiyle gediğiyle, neşesiyle hüznüyle, gerçek bir yaşam hikâyesini; 10 yaşındaki Ozan (Durukan Çelikkaya) ve dedesi (Çetin Tekindor) arasındaki yoğun ilişkiye odaklanıp, geçmişi, yakın tarihimizin can yakıcı noktalarını, aslında sayıları çoğunluğu oluşturan azınlığı anlatırken, sıcacık bir nostalji yaşatıyor bizlere.


read more

‘Beni Unutma’, ismiyle konusuna selam yollayan filmlerden. Hani oturup koltuğa, meledroma nasıl dalacağımızı bekler, aşk mı daha yoğun yoksa gözyaşı mı diye düşünür dururuz ya kimi zaman, işte onlardan…

Romantik komediler Hollywood sinemasının hiç eskimeyen malzemesi olurken, genelde bizim sinemamızın kıyasından köşesinden geçmez.  Eski Yeşilçam filmleri, sanki ısrarla ‘aşkın komedisi olmaz’ der bize. Aşk bu, romantizm ne de olsa; şakaya, komediye gelmez… Son yıllarda özellikle ‘Issız Adam’la başlayan romantik dram, bu söylemi işaret eder oldu. İçinden aşk ama en çok hüzün geçen hikâyeler bunlar…


read more

Sessiz ve derinden ama hızlıca, sadık bir hayran kitlesi yaratan ‘Behzat Ç’nin, beyazperdeye yolculuğunun da hızlı olduğunu söylemek yanlış olmaz. Yönetmenliğini Serdar Akar’ın yaptığı ‘Behzat Ç. Seni Kalbime Gömdüm’, ‘Behzat Ç. Son Hafriyat’ kitabından yine Emre Serbes tarafından senaryolaştırıldı. Başkenti kendine dekor edinen ‘Behzat Ç.’nin, cinayet masası dedektiflerini ele almasıyla özgün bir tat yakaladığı kesin. Hele de polisiye türüne yaklaşamadığımız düşünülürse…


read more