The Other Guys

“The Other Guys – Yedek Polisler” yıldız oyuncuların doldurduğu tam bir Amerikan komedisi. Filmin en önemli kozu elbette ki birçok ünlü yıldızın buluşması. Ana kadro oyuncuları dışında birbirinden ünlü yıldızlar da beklemediğiniz anda karşınıza çıkıyor ve tekrar yok oluyor.

Polis departmanının ve en önemlisi de halkın göz bebeği, bütün ödülleri silip süpürmüş iki efsanevi dedektif P.K. Highsmith (Samuel L. Jackson) ve Christopher Danson (Dwayne Johnson)  New York’un en sevilen iki polisidir.

Onlar, olay yerinde bitip, ortalığı kasıp kavurarak ödülleri toplarken, geride kalanlar bu iki dedektifin masa başı angarya işlerini halleder. Dedektif Allen Gamble (Will Ferrell) ve ortağı Terry Hoitz (Mark Wahlberg)’de geride kalanlar arasındadır. Gamble, iki süper gücün angaryalarını yapmaktan ve masa başında olmaktan rahatsız olmazken, sürekli sinirli ve sokağa çıkmaya can atan Hoitz ise bu durumu fazlasıyla içerlemektedir.

Herkesin imrenerek ve kıskanarak baktığı Highsmith ve  Danson hiç beklenmeyen şekilde yok olduklarında, zamanında yaşadığı tatsız ve komik bir olayla herkesin alay konusu olan masa başı adamı Hoitz, artık fırsatın geldiğini ve kendini göstermenin tam zamanı olduğunu düşünür. Aslında hiç anlaşamadığı ve ortak yönü bulunmayan ortağı Gamble ise istemeye istemeye de olsa Hoitz’e uyum sağlamaya çalışır. Sözüm ona hazır olan polislerimiz sokağın o kadar da kolay olmadığını fark etmekle beraber, hiç kimsenin ciddiye almadığı, görünürde hiçbir tehlikesi olmayan bir olayın izini sürmeye başlarlar.

Daha ilk sahneyle başlayan abartılı aksiyon sizi yanıltmasın. Samuel Jackson ve Dwayne Johnson ilk başta filmin iki ana karakteri gibi gözükmekle birlikte sadece efsanevi kahramanlar olarak kalıyor ve filmi diğer iki ünlü isim Will Ferrell ve Mark Wahlberg sürüklüyor. Polis departmanının başı Gene Mauch rolünde ise oldukça yaşlanmış bir Michael Keaton görüyoruz. Will Ferrell yani Gamble’nın karısı Sheila Gamble rolünde ise Eva Mendes yer alıyor.

Öteki adam olmaktan sıkılan Gamble ve Hoitz arasındaki diyalogların bazıları eğlenceli, özellikle Hoitz’ın Sheila ile ilk tanıştığı sahne. Ciddi filmlerde soğukkanlı adam rollerinde görmeye alışık olduğumuz Mark Wahlberg böylesi bir komedide ilginç bir tiple karşımıza çıkıyor. Asiliğine asi yine ama ne karın kaslarına ne de baş adam olma özelliğine sahip. Wahlberg-Hoitz karakterini, ortağının can sıkıcı şekilde rutin ama bir o kadar da değişik yaşantısını anlamakta zorluk çekerken, ezberimizi bozan bir rolde görmek sizi şaşırtabilir. Filmi sırtlanan Ferrell ise yine beklendiği şekilde kendine has komik adam rolünde. Filmin sürpriz isimleri arasında yer alan Anne Heche ve Brooke Shields’da kısa rollerle bize göz kırpıyor.

Yönetmen Adam Mckay ile Will Ferrell bildiğiniz gibi artık kanıksanmış bir ikili. Onlara alışık olmakla beraber, Mark Wahlberg’de bu ikiliye katılıyor ve çizgisinin dışına çıkan bir rolle filme giriyor.

Filmde bazı diyalogların çok uzadığı ve dikkati dağıtabildiği gerçeğini bir tarafa bırakırsak,  finansal dünyaya eleştirel bakış atan filmin özellikle sonunda yer alan, böylesi bir filmde beklemediğiniz, istatistiksel veriler sizi ters köşeye yatırabilir. Bu bölümü dikkatle izleyin derim. Yine uyarmadan geçmek istemiyorum, filmin sonundaki iki üç dakikalık fıkra sahnesini görmek istiyorsanız, yazılar akıp giderken film bitti diyerek salonu terk etmeyin. Sadece hafta sonu seyirliği olarak kalacak olsa da, bu yaza damgasını vuran izle at aksiyon komedilerinden daha iyi olan filmin, ABD’de Inception-Başlangıç’ın gişedeki liderliğine son verdiğini de belirtmeliyim.

İyi seyirler

Hilal Çetinder

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir