İstanbul Film Festivali yine tüm hızıyla oturdu gündeme. Pek çok festivalde gösterilen, adaylıkları olan, hatta ödüllerle dönen filmler İstanbul’da görücüye çıkıyor. Çoğunu sinemalarda göremeyeceğimiz filmleri, festival sarhoşluğuyla izlemenin tadı çok ayrı. Ama asıl keyif festival kitapçığını gözden geçirmek.
İşte gözüme kestirdiklerim;
Merakla beklediğim filmlerin başında Berlin Film Festivali’nde ‘Gümüş Ayı’ kazanan, Macar yönetmen Bela Tarr’ın ‘Torino Atı’ geliyor. Tabi neredeyse aynı merak sıralamasında ikinci sırayı Berlin Film Festivali’nin En İyi’si ‘Jodaeiye Nader Az Simin – Bir Ayrılık, Nadir ve Simin’ alıyor. İranlı yönetmen Asghar Farhadi’nin yönetmenliğini yaptığı filmde boşanmak üzere olan ve çocuklarının velayeti üzerinde sorun yaşayan çiftin hayatı, başka bir deyişle İran toplumu anlatılıyor.
Yabancı dilde En İyi Film Oscarı kazanan Susanne Bier tarafından yönetilen Danimarka yapımı ‘In a Better World – Daha İyi Bir Dünyada’ diğer ilgi çeken yapımlar arasında. Danimarkalı iki ailenin yollarının kesişmesi ve sonrasında gelişen olaylar, intikamı da içine alıyor.
Nicole Kidman’ın En İyi Kadın Oyuncu dalında Oscar adayı olduğu ‘Rabbit Hole – Mutluluğun Peşinde’, ağır temposu ve iç acıtıcı melodramına rağmen umut ve mutluluğa giden yolu farklı bir güzergâhtan ele alıyor.
İzlemeyi atlamayacağım bir diğer film ise özellikle ‘Bir aradayız, Hepsi Bu’ filminden hatırlayacağınız Guillaume Canet’nin yönettiği ‘Küçük Beyaz Yalanlar’. Başrolünde hayat arkadaşı Marion Cotillard’ın yer aldığı film, talihsiz bir kazaya rağmen yıllık tatillerini deniz kıyısında geçirmeye karar veren Parisli burjuva bir arkadaş grubunun etrafında şekilleniyor.
Festivali’n kaçırılmaması gereken filmlerinden bir diğeri de, senaryosuyla Oscar’a aday olan ‘Another Year – Ömrümüzden Bir Sene’; bir seneye yayılan mevsimler evli çiftin hayatını adım adım takip ediyor. Bir yıla ve mevsimlere yayılan bir ilişkinin anatomisi.
Başrollerinde Keira Knightley, Sam Worthington, Eva Mendes’in yer aldığı ‘Last Night – Son Gece’ ilgi çekici diğer yapımlardan biri. Senarist Massy Tadjedin’in ilk yönetmenlik denemesi olan romantik dram, ilişkileri, aldatma(ca)ları, kadın ve erkeği masaya yatırıyor.
Ve elbette ‘September Rain – Eylül Yağmuru’, ‘Never Let Me Go – Beni Asla Bırakma’, ‘Homme Au Bain – Banyodaki Adam’, ‘Incendies – İçimdeki Yangın’ (Kanada Oscar adayı), ‘Outside the Law – Kanunsuzlar’ (Cezayir Oscar adayı), ‘Gorbaçof’, ‘Littlerock’, ‘Late Bloomers – Aşkın İkinci Yarısı’, ‘O Ağacın Altı’, ‘Flamenko Flamenko’, ‘The Killer Inside Me – İçimdeki Katil’, ‘The Conspirator’ ve ‘Lizbon’un Gizleri’ de sıraya giren, izlenmeyi bekleyen yapımlar arasında. Ayrıca ‘Film Gibi 30 Yıl’ bölümünde yer alan 19 yönetmenin beğenilerinden oluşan seçkide kaçmaz.
Böylesi bir yelpazeden seçim yapabilmek hayli zor olsa da güzel bir festival sezonu geçirmenizi dilerim.
Şimdiden iyi seyirler…
Hilal Çetinder




Bir yanıt yazın