Babamın Sesi

Oldukça iyi bir başlangıç yaptıkları ilk filmleri ‘İki Dil Bir Bavul’ un ardından, ekip (Zeynel Doğan, Orhan Eskiköy, Özgür Doğan), bu topraklara savrulan ve Doğan ailesinin özelinde genele yayılan bir işe imza atıyor. ‘Babamın Sesi’ni önce İstanbul Film Festivali’nde izlemiş, festival karmaşasından olmalı, ilgimi çekse de, ikinci kez izlediğimde aldığım tadı alamamıştım.

Maraş Katliamı’nın ardından Elbistan’a yerleşen ailenin, dağılmışlığıyla izleyenini yüzleştiren ‘Babamın Sesi’, evin direği, otoritesi babanın sesiyle yankılanıyor. Çalışmak için yurtdışına giden ve ne ailesine ne de bizlere kendini gösteren babanın, geçmişe sünger çekmeye çalışan sesi, ülke tarihine de sünger çekiyor bir nevi. Babaların ekmek peşinde sadece sesleriyle öğütledikleri, anaların sırtındadır çoğu zaman… Aradan yıllar geçmiş, iki oğul Mehmet ve Hasan büyümüş, ülkenin farklı gerçeğini paylaşmış aralarında. Hasan daha çocukken baş gösteren asiliğine, yaşanmışlıklara kurban olup dağa çıkarken, Mehmet evlenip kurmuş düzenini sözüm ona. Anne Base/Asiye ise hep bekleyen, hep susan taraf olmuş… Filmin kayıp, görünmeyen iki ismi, baba ve Hasan’ın yokluğuyla büyüyen hikaye, Mehmet ve filmi adeta sırtlanan annenin ortada kalmışlığıyla ilerliyor. Dört kişilik çekirdek bir aile bu, mecburen dağılan… Ya babanın sesiyle dönüyoruz geçmişe, ya Base’nin acısıyla, özlemiyle… Hasan’ın ne kendisi ne sesi var ortalarda. Belirli bir düzenle gelen telefonlar ve annenin o olduğuna emin olduğu anlarla vücut bulan Hasan, geçmişi deşen Mehmet ve annenin hiç bitmeyen umudu, tam da olması gerektiği kadar mesafeli.  Bu yüzden izleyeniyle ilişki kurabilmesi, seyri hayli zor… Herkese göre de değil.

Bu filmde, kasetlerle dile gelen ‘ses’ önemli. İki dilin birleşimi ama bir türlü olmamışlığıyla ilerleyen akış, ailenin arasındaki iletişime de yerleşiyor. Yarı Türkçe yarı Kürçe kurulan cümleler, cevapsız telefonlar ve hiç ses gelmeyen ahizeye konuşan bir ana, Mehmet’in annesinin gözünün içine baka baka sorduğu ama boşluğa giden sorular… Her şey yarım, karşılıksız.. ‘Babamın Sesi’, görünürde yüzeysel bir aile dramını anlatıyor olsa da, arkada yatanıyla derin anlamlar bırakıyor izleyenine… Sıradan bir Kürt/Alevi ailesinin dağılmışlığı, mesafesi ve en çok da gerçekliği içinde hüznü barındırıyor fazlaca evet ama sadece  hüzün olmuyor akılda kalan. Bu yüzden bu filme şans tanımınızı öneririm. Ama sakin, karmaşadan uzak bir gününüzde… Özellikle de Base Doğan’ın filme damgasını vuran oyunculuğu görülmeye değer. Mutlaka izleyin!

İyi Seyirler,

Hilal Çetinder


Leave a Reply