From Paris with Love ile Paris Nasıl Temizlenir

“Paris’ten Sevgilerle”; isminde Paris ve sevgi geçmesine bakmayın. Bol aksiyon ve şiddetin hakim olduğu bir filmle karşı karşıyayız. Luc Besson her zaman sevdiğim isimlerden biri olmuştur. Bu kez filmin senaryosuna ve yapımcılığına el atmış. Yani filmi olduğu gibi kendisi kurgulamış. Polisiye tarzın tam da filmlere konu alan halini kendi filmine konu etmiş. Kötü ve düzeni bozan adamlar, iyi adamlarca hiç affedilmeden ve acımasızca nasıl öldürülür…

Jonathan Rhys Meyers’ı Thudors’un Henry’siyle çok alıştığımız katı kral figürü ya da Maç Puanı filmiyle sinsi ve işini bilir halinin ardından temiz ve henüz gözü açılmamış ajan rolünde izlemek hayli tuhaf geldi açıkçası. Hala bir sinsilik aradım durdum bir süre 🙂

Film, kocaman arabasında radyo kanalında güzel bir müzik arayan ve sonunda hoş bir Fransızca şarkıda karar kılan Reece yani Jonathan Rhys Meyers’ın elçilik binasına doğru gidişiyle başlıyor. Zaten filmin Paris’i merkez almasını da ancak filmdeki bu hoş Fransız şarkılarıyla anlayabiliyoruz… Reece, Paris’te Büyükelçi’nin özel yardımcısı olarak görev yapan, son derece zeki, sıkı bir satranç oyuncusu ve düzenli bir adamdır. Aynı zamanda henüz çömez işlerin verildiği ajanımız Reece, bu işlerden sıkılmış tam anlamıyla operasyon ajanı olmak istemektedir. Filmin ilerleyen sahnelerinde bu fikrinden dolayı pişmanlık yaşayacak olsa da…

Güzel Fransız sevgilisiyle mutlu mesut yaşarken beklediği, terfi etmesini sağlayacak yeni görevini alır. Ortağı olarak tanımladıkları zorba, hareketli eli avuca sığmayan Wax ile birlikte – ki ilk başlarda daha ziyade şoförü olarak- henüz kendisinin bile bilmediği çok büyük bir göreve çağrılır. Paris sokaklarında biri usta diğeri çömez, biri kuralların adamı diğeri oyun neyi gerektiriyorsa onu oynayan bu iki ajan aksiyonun ve şiddetin hiç bitmediği bir serüvene başlar.

Filmde, terörist eylemlerin nasıl kanla bittiğini, nerelere vardığını görebiliyoruz. Fransa’nın ve ABD’nin teröre bakış açısını, özellikle de Asyalı ve Uzakdoğululara nasıl bakıldığını da. Onların konumlandığı yerler, düşünce tarzları acınacak kadar alt sınıf olarak gösterilmiş. Buradan gelenlerin neredeyse tümü potansiyel suçlu ve terörist olurken, ABD’li bu iki ajanın hepsinin üstesinden gelebilme mücadelesi anlatılıyor. Günümüzde bile Fransa’da başka dil dahi konuşulmasının istenmediği algısı düşünülürse, ırkçılıkla dolu film tam yerine oturmuş gibi gözükebilir. Tıpkı Cehenmmen Silahı gibi ilk başta uyumsuz başlayan bu ikili, kısa sürede birbirini çözer ve iyi bir ikili olurlar. İçerisinde komedi unsurları olsa da aksiyonun ve vurdu kırdının daha yoğun olduğu bir film.

John Travolta ise değişik fiziksel görüntüsüyle ilgi çekici olmuş gerçekten de. İşini bilen, tam anlamıyla olmuş bir ajan tiplemesiyle çıkıyor karşımıza. Alaycı tavrının altında çömez ajan Reece ile dostluk kurması da aslında yumuşak tarafı. Genç Reece sert bir ajana dönüşürken birbirlerini tamamlayan bir ikili olmaları da gecikmiyor tabi ki. Reece, yediği ağır darbeyle kaçınılmazı başarıyor ve olabildiği kadar sert adam olmaya başlıyor.

İçinde hayal kırıklıkları ve hüznü de barındıran film, aksiyon filmleri sevenlerin hoşuna gidecektir…

 

İyi seyirler

Hilal

Yorumlar

“From Paris with Love ile Paris Nasıl Temizlenir” ögesine 3 yanıt

  1. Erdem

    John Travolta’nın keli de fhotoshopla yapılmış:-) aksiyon sahneleri güzeldi

  2. Mustafa

    Açıkçası bu filmi izlenebilir kılan tek şey John Travolta. Kaldı ki o bile filmi kurtaramamış. Bilemiyorum, belki de John Travolta’nın varlığı bende daha farklı bir beklenti yarattı belki. Filmin bütçesi hakkında bir bilgim yok. Ama aksiyon sahneleriyle ucuz bir film izlenimi veriyor. En azından bir yaratıcılık göremedim. Kaldı ki pek de iyi olmayan seneryoyu kaliteli aksiyon sahneleri ile tamamlamalarını beklerdim. Ayrıca bir çok izleyicinin aksine ben aksiyon sahnelerindeki abartıdan rahatsız olmadım. Kaliteli olmayışından ve yaratıcılıktan uzak oluşundan rahatsız oldum. Örneğin JASON BOURNE da abartılı bir karakterdi. Ama o filmin sahnelerinde bir farklılık, bir yaratıcılık vardı. Dediğim gibi bu konuya pek hakim olmayan bir izleyci olarak sorunun filmin bütçesinde olduğunu tahmin ediyorum… Herşeye rağmen John Travolta hayranlarının izleyebileceği bir film.

  3. süleyman kuru

    Slmm 🙂 Beğenerek izlemiştim filmi beklentisiz izlemeye başladıgım için. Fragmanından gırgır bi film oldugu belliydi.Ee üstüne Travolta nında o salmış haliyle (döt göbek) action yapması keyf in ayrı lezzetiydi 🙂

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir