Kategori: FİLM KRİTİKLERİM

  • Bol Yıldızlı Bir Iron Man 2

    Bu hafta en çok görmeyi istediğim iki filmle başladım hafta sonuna. Biri ilkinden büyük zevk aldığım “Iron Man 2” diğeri de “Tolstoy: Aşkın Son Mevsimi”. Iron Man 2 de izlediğim çok da yeterli olamayan görsel şovu ve bol teknoloji dopingini, Tostoy’un son zamanlarına ve aşkına tanık olduğumuz “Aşkın Son Mevsimi” fazlasıyla dengeledi.

    Sırayla gidelim, önce “Iron Man 2″ tabi ki.

    2008 yılında vizyona giren ilk film bildiğiniz gibi En İyi Görsel Efekt ve En İyi Ses kategorilerinde Oscar’a aday olmuştu. İkinci film için de aynı başarıyı yakalamayı ummuşlar.

    Film, tam da ilkinin bittiği yerden, Tony Stark’ın çenesini tutamayıp “Iron Man” olduğunu basın toplantısında açıkladığı yerden başlıyor. İlkinde bu sahneyi izleyip filme noktayı koymuştuk. Iron Man 2’de bu basın toplantısının televizyondan yayınıyla başlıyor. Basın toplantısını yapan taraf Demir Adam için hiçbir sorun yokken, televizyonda izleyenler için her şey çok da öyle olmayabiliyor. Bu sahnede Demir Adam’ın filmdeki baş düşmanı olacak Ivan Vanko (Mickey Rourke)’un özel mekanına tanık oluyoruz. Yüzünde hüzün ve babasının başında. (daha&helliip;)

  • Romantik Bir Dönem Filmi; Parlak Yıldız

    Yarım kalmış bir aşk hikâyesi…Bu hafta vizyona giren filmlerden biri de romantik bir ‘dönem” filmi… Herkese hitap etmese de değişik bir romantikliği, göze böylesine hitap eden görüntüleri ve öldükten sonra kıymetlenen genç şair John Keats’e farklı şekilde bakış atan bir film.

    Tüm dünyada büyük ilgi uyandıran “Piyano” filminin yönetmeni Jane Campion, bu kez ünlü şair Keats’in son dönemini ve aşık olduğu komşu kızı Fanny Brawne ile gözlerden uzak ve imkansız ilişkisini filme çekmiş.

    Henüz 25 yaşındayken yakalandığı vereme yenik düşerek ölen İngiliz şair Keats’i bana göre okuması da çekilmesi de en zor eserlerden biri olan “Koku” filminden Ben Whishaw canlandırmış. Keats’in günümüz asi ve modern kadınına ucundan dokunan sevgilisi Fanny rolünde ise Abbi Cornish yer alıyor. (daha&helliip;)

  • Beni Unutma – Remember Me

    İtiraf etmeliyim ki bu filmi “Alacakaranlık” serisiyle ünlenen, özellikle gençlerin favori aktörlerinden biri olan vampir Edward yani Robert Pattinson’u bembeyaz teni dışında nasıl bir figür olarak görülecek merakıyla izledim. Vampir serisi dışında başka bir filmde de izlemek ve fikir sahibi olmak adına. Bu kez vampir olmasa da teni yine oldukça beyazdı…

    Adının bana uyandırdığı ilk etki romantik bir aşk hikâyesiydi. Ama filmin finali beni ters köşeye yatırdı. (daha&helliip;)