Etiket: FİLM KRİTİKLERİM

  • Lars Von Trier Antichrist Derse

    Lars Von Trier deyince zaten sanırım bir duraklama hakkı oluyor sinemaseverlerde. Antichrist’de öyle herkesin seveceği hatta izleyebileceği bir film değil. Benim de ille de izleyin diyebileceğim bir film olamıyor. İçinde bolca cinsellik, durağanlık, zaman zaman bilinmezlik ve tahminlerin  çok ötesinde şiddet var. Eğer Von Trier’in ‘Dogville’ ve ‘Manderlay’ filmlerinden hoşlanmadıysanız bu filmi size gönül rahatlığıyla tavsiye edemem. Hatta o filmlerden hoşlandıysanız bile tavsiye etmesi zor bir film. Nasıl, yeteri kadar merak uyandırabildim mi 🙂

    Tüm bu kafa karıştırıcı yorumların ardından, itiraf etmeliyim ki film çok etkileyici bir sahneyle başlıyor. (daha&helliip;)

  • Le Herisson

    “Le Herisson” filminde Paris’in bir apartmanına konuk oluyoruz. Dış mekanın yok denecek kadar az olduğu filmde mekan apartman ve apartman sakinlerinin evi.  Özellikle Avrupa filmi sevenlerin keyif alacağı bir film “Yaşamaya Değer – Le Harisson”. Paris’in zengin ve durumları hayli iyi olanların yaşadığı apartmanda birbirinden tamamen farklı insanların hayatlarının kesişmesi ve etkisinin anlatıldığı hikayede başkarakter 11 yaşındaki Paloma’dır. Filmin ilk sahnesi Paloma’nın kameraya kendisini çekmesiyle başlıyor zaten.

    Yaşıtlarından farklı düşünen Paloma, hayatı çok da yaşamaya değer bulmadığına ve yeni yaşına gireceği gün intihar etmeye karar vermiştir. (daha&helliip;)

  • Yunusların Katliamı “Koy – The Cove”

    Son derece sarsıcı bir belgesele hazırlıklı olun. Bu yıl en iyi uzun metrajlı belgesel Oscar’ıyla birlikte pek çok ödül de kazanan “Koy”, korku filmini aratmayacak şekilde çekilmiş bir belgesel. İçinde belgeselin tüm unsurlarını barındırırken, sinema diliyle de belgesel dışına çıkmayı başarabilmiş. İzlerken yunuslar hakkında aslında ne kadar az şey bildiğimi üzülerek fark ettim. Sonucundaysa hem hüzünleniyor, hem fazlasıyla öfkeleniyor ama en önemlisi de farkında oluyorsunuz. Benim için tüm bunların dışında hissettiğim çaresizlik ise ayrıca eklenenlerden oldu. Bu nedenle kendi çapımda yazarak da olsa yunusların sessizliğine ve bu belgeseli ortaya çıkaranlara desteğimi bir şekilde göstermek istedim.

    “Koy”un çekilmesine vesile olan Richard O’Barry aslında bu filmle bir vicdan hesaplaşması yapmış ve adeta günah çıkartmış. Ama filmin geneline baktığınızda hala yeteri kadar kendini affedememiş olduğunu da görüyoruz. Richard O’Barry geçmişte hepimizin çok iyi bildiği “Flipper” serisinin mimarlarından. Flipper dizisi için kullanılan 6 yunusun 5 tanesini bizzat kendisi yakalamış ve itinayla eğitmiş. (daha&helliip;)