Etiket: FİLM KRİTİKLERİM

  • Soraya’yı Taşlamak

    Gerçek hikayeden senaryolaştırılmış bu anlaması da, izlemesi de, yazması da zor  olan film gerçekten çok etkileyici. İran’da geçen hikayede en ilginç olan ise başından beri bilinen, hatta filme adını veren finalin, sonuna doğru yaklaştığınızda bile sizi şoka uğratıyor olması, kanınızı dondurması. Çok ciddi satış rekorları kıran bu kitap İran’da da yasaklandı zaten. Filmde Soraya’nın halası Zehra karakterini canlandıran Shohreh Aghdashloo bildiğiniz gibi ‘House of San and Fog’ filmindeki rolüyle Oscar’a aday gösterileren İran’lı ilk oyuncu olmuştu.
    “Soraya’yı Taşlamak” İran asıllı Fransız yazar Fereidoune Sahebjam’ın romanından senaryolaştırıldı. Yazar maalesef romanının film halini göremedi ama geride tüm dünyada yankı uyandıran bu filmi bıraktı. Ülkemizde vizyona girecek mi girmeyecek mi derken sonunda bu hafta vizyona girdi. Film pek çok dini ve politik yorumları da beraberinde getirecek eminim ki, ben pek de onlara değinmeden yazmaya çalışacağım.

    Yıl 1986, gazeteci Freidoune (James Caviezel) İran’ın Kupayeh köyünden geçerken yolda arabası bozulur. Mecburi durakladığı sırada arabasını tamire bırakırken, siyah çarşaflı kadın adamın gazeteci olduğunu anlar. Zor koşullar altında onunla konuşmaya çalışan Zehra, ona bir gün önce yaşanan hikayeyi anlatmak ve tüm dünyaya duyurmak ister. (daha&helliip;)

  • Tolstoy’un Son Günleri ve Karısı Sofya – The Last Station

    Bu haftanın benim için en ilgi çekici filmlerinden “The Last Station – Aşkın Son Mevsimi”, Tolstoy’dan ziyade Tolstoycuları ve nasıl Tolstoycu olunuru anlatan mükemmel bir dönem filmi. Bu filmdeki rolleriyle Oscar’a da aday olan bu iki ünlü oyuncudan Christopher Plummer gerçekten Tolstoy’muş gibi oynarken, Helen Mirren ise Sofya karakteriyle harikalar yaratıyor. Demedi demeyin ve biran önce izlemeye bakın.

    Az önce de belirttiğim gibi, bu dönem filminde Tolstoy’dan çok Tolstoycuları izliyoruz. 48 yıllık hayat arkadaşı Sofya, babasının fikirlerinin savunucusu olan kızı Yaşa, Tolstoy hareketinin en birinci destekçisi ve sahibi Çerkov ve tabii ki Çerkov’un Tolstoy’un asistanı olması için görevlendirdiği Tolstoy hayranı genç Tolstoycu Bulgakov. Hepsi dünya standardında ünlü isimler, yine dünyaca ünlü fikir ve sanat adamı Tolstoy’un filminde buluşmuş ve mükemmel bir iş çıkartmış. (daha&helliip;)

  • Romantik Bir Dönem Filmi; Parlak Yıldız

    Yarım kalmış bir aşk hikâyesi…Bu hafta vizyona giren filmlerden biri de romantik bir ‘dönem” filmi… Herkese hitap etmese de değişik bir romantikliği, göze böylesine hitap eden görüntüleri ve öldükten sonra kıymetlenen genç şair John Keats’e farklı şekilde bakış atan bir film.

    Tüm dünyada büyük ilgi uyandıran “Piyano” filminin yönetmeni Jane Campion, bu kez ünlü şair Keats’in son dönemini ve aşık olduğu komşu kızı Fanny Brawne ile gözlerden uzak ve imkansız ilişkisini filme çekmiş.

    Henüz 25 yaşındayken yakalandığı vereme yenik düşerek ölen İngiliz şair Keats’i bana göre okuması da çekilmesi de en zor eserlerden biri olan “Koku” filminden Ben Whishaw canlandırmış. Keats’in günümüz asi ve modern kadınına ucundan dokunan sevgilisi Fanny rolünde ise Abbi Cornish yer alıyor. (daha&helliip;)